İlişkilerinin doluluğu içinde, Florentino Ariza hangisinin aşk olduğunu sormuştu kendi kendine; altüst olmuş yataktaki sevişmenin mi, yoksa pazar öğleden sonralarının dingin sevismelerinin mi. Sara Noriega, çıplakken yaptıkları her şeyin aşk olduğunu söyleyerek yalın bir yanıtla yatıştırdı onu. " Belden yukarısı ruhun aşkı, belden aşağısı da bedenin" dedi.
Kocasına ait her şey hıçkırıklara boğuyordu onu; ponponlu terlikleri, yastığın altındaki pijaması, yarımay biçimindeki tuvalet masasının onsuz boşluğu, onun, tenine sinen kokusu. Belli belirsiz bir düşünce ürpertti onu: " İnsanın sevdikleri tüm eşyalarıyla birlikte ölmeli."
Korku cezadan çok daha beterdir, çünkü ceza bellidir, ağır da olsa, hafif de, hiçbir zaman belirsizliğin dehşeti kadar, o sonsuz gerilimin ürkünçlüğü kadar kötü değildir.
Sayfa 45 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu