Geleneksel insan yaratılmış dünyanın asla bir cennet olamayacağını bilir. Buna karşılık dünyevileşmiş insan, insan gücünün varoluşsal eksiklikleri kökünden kazıyacağı şeklindeki rüya ile büyülendiğinden cennet umudunu kaybetmeyerek cennetin izini sür- meye devam eder.
"İnsan ve Yurttaş Hakları Bildirisi", benim hürriyetim başkasının hürriyetinin başladığı yerde biter diye ilân ediyordu. Demek ki başkasının hürriyeti, benim kendi hürriyetimin şartı değil de sınırı olarak görülüyor. Öyleyse hürriyet, mülkiyetin özel bir halidir ve mülk gibi "kadastrolanmış"tır. Böyle bir bireycilik, mecburen herkesin herkese karşı savaşını hazırlar.