''İşlerin ters gitme ihtimali varsa, mutlaka ters gider. Kaan buna ''Murphy Kanunları'' diyor. Annemse ''Besmelesiz çıkıyon evden ondan oluyo, sağ ayağınla çık şu evden'' diyor. Babam da ''Genze kadar çekçeğin suyu, geniz önemli.'' şeklinde yaklaşıyor meseleye. Erdal Abi ''İşlerin test girme ihtimali mi varmış? Olmaz! Gidemez! İşler ters giderse n'aparım ben? Batarım yauğ. Kimden duydun? İşimi baltalayacak adamın ben ta...'' şeklinde uzatıyor. Yavuz Abi ''İşler ters giderse yapacağın tek şey var: Topuk topuk topuk'' diye akıl veriyor. İsmailAbi de ''İş mi? Ne işi? Yol-yemek-sigorta varsa çalışırım hacı'' diye baştan aşağı yanlış anlıyor meseleyi. Bense kısaca ''İşte hayatım'' diyorum.''
''Eğer çağdaşlarımız çoğul kimliklerini benimsemeye yüreklendirilmezse, kimlik ihtiyaçlarını farklı kültürlere samimi ve komplekslerden alınmış bir açılmayla uzlaştıramazlarsa , kendilerini kendini yadsımayla ötekini yadsıma arasında seçim yapmak zorunda hissederlerse bizler kan dökücü çılgınlardan oluşan ordular, yolunu kaybetmişlerden oluşan ordular kurmak durumunda olacağız.''