Biraz gizemli, biraz şiirli bir şey göster insanlara; unuttukları, gömdükleri duyguları, duyarlıkları, içlilikleri biraz kışkırt; ne zamandır geride bıraktıklarına inandıkları birtakım çocukluk korkularını, kaygılarını, çekingenliklerini karıştırıp bulandır; ondan sonra da istediğini yaptır onlara.
Başkaları bizden ilgilerini, saygılarını ve takdirlerini esirgerlerse neden onlara şunu söylemiyoruz: "Bütün bunlara ihtiyacım yok, ben kendime yetiyorum?" Bunun elimizden gelmemesi korkunç bir özgür olamama biçimi değil mi? Bu bizi başkalarının kölesi yapmıyor mu? Buna karşı hangi duyguları bent olarak, koruma duvarı olarak koyabiliriz? İçimizdeki sağlamlık ne türde olmalı?
Dünya, hayallerimizin önemli ve üzücü, gülünç ve önemsiz dramasını sahneye koymamızı bekleyen bir sahne. Bu fikir ne kadar dokunaklı ve sevimli! Ve ne kadar kaçınılmaz!