Modern hayatta kemale ererek doygunluğa ulaşmada, çalışma hayatının etkisiyle, belirlenmiş hedeflere ve mutabakatlara dayalı projelerin gerçekleştirilmesi merkezi önem kazandı. Ne yazık ki hedefler, ancak onlara ulaşılmadığı müddetçe heyecan vericidir. Hedefe ulaşmak, bir anda hayatı sorgulatır hale getirebilir insanı. Gerçekleşme anını, büyük bir boşluk izler. O nedenle tavsiyeye şayan olan şey, sonrasında benliği yapayalnız bırakacak olan tek hedefe bağlanmak yerine, sürekli yolda olmak, daha modern ifadesiyle süreç halinde olmaktır; bir hedefe varsa da varmasa da, kemale erdirecek olanı bulmayı sağlayacak yoğunlaşmanın izini süren bir sezgi yardımıyla, doğru yol olduğu anlaşılan bir süreçtir bu.
Olumlu ve olumsuz kutuplar arasında gidip gelebilmenin, hoşnutsuzluğun da hakkını verebilmenin, üzüntülü olmayı da içerebilen bir sevincin hasıl ettiği bereket hissinin mutluluğu, arada sırada veya süregiden mutsuzluğun da kıymetini bilebilen bir mutluluk. Hayat zaten bu yoldan gider, mesele insanın da onunla beraber mi gideceği, bununla cebelleşmeye mi kalkışacağıdır. Onunla beraber yol alabilmek hayatı kolaylaştırır, ona da öncelikle olumsuz tecrübeleri de yaşama değer sayarak erişirsiniz. Sırf, olumlu tecrübeleri bu sayede daha güçlü hissedebilmek için olsa bile.
Mutluluk hissi çok şeye kadirdir fakat her an hazır ve nazır olamaz. Dinlenmeye ihtiyacı vardır. Kendi rızamızla mutluluk hissinin dinlenebilmek için molalar almasını sağlarsak, müstakbel hazlara zemin hazırlamış oluruz.