İtiraf etmeliyim ki, ben İvan Matveiç’i hiçbir zaman öyle çok sevmemişimdir. Tüm hayatım boyunca, çocukluğumdan beri onun himayesinden kurtulmak istemiş, yine de bir türlü başaramamıştım. Binlerce kez aramızdaki ilişkiyi koparmaya çalışmış fakat her seferinde yanına dönmek zorunda kalmıştım; sanki hala kendisine kanıtlamam gereken bir şeyler vardı, bir tür intikam almaya çalışıyordum. Dostluk tuhaf şey!