10/10
·496 syf.··
Beğendi
·
2026 149. kitabı
Merhabalar Bugün sizlere Cesaret serisinin üçüncü kitabı olan Kuklacı ile geldim. Alev serim diyebilirim Ateş Dağlı olduğu için alev asla değil. Babası mafya olsada oğlu ajan olan Ateş Dağlı ile tanışmıştık zaten bir önceki kitapta. Yaşadığı büyük kayıplar sonrası intikam duygusuyla hayatına yön veren Ateş, mafyanın önemli isimlerinden Hakim Ayazoğlu’nun hayatta kalan tek varisi Duru Su’yu önce kötülerin elinden kurtarmış, ardından güvenini kazanmıştı. Fakat öyle bir halde bırakmak zorunda kalmıştı ki Duru Su, mutluluğu bulduğunu sandığı anda büyük bir acıyla sarsılmıştı. Aradan geçen üç yılda ihanetlerle yüzleşen Ateş önce kaçak, ardından tutsaklığa mahkum edildi. Ama yine bir şekilde yeniden özgürlüğüne kavuşurken aklında sadece Kızıl var. Duru Su ise yaşadığı hayal kırıklıklarını uzun süre atlatamaz. Babasının davranışları ve çevresinin bakışları onu içine kapanmaya iter. Tek teselliyi kendinde bulur ve duygularını gizlemek için güçlü, sert duvarlar örer. Artık herkesin gözünde dik başlı ve soğukkanlı bir kadına dönüşmüştür. Ateş Dağlı, geçmişteki yaptığı hataları nasıl düzelteceğini bilmiyordu. Çünkü insan öğrendiklerini uygulardı kimse ona öğretmemişti. Çok bocaladı öğrenmek istedi zor oldu ama oldu diyebilirim. Bir insan yabancı olduğu duygulara yaptığın yanlışlara öğrendikleriyle karşılık vermez mi? Hakim bey kızını resmen tepside sundu bittin mafya alemine. Ama Ateş buna izin vermez. Şimdi kuruldaki tüm kötülerin iplerini eline alma vakti gelmiştir. Aslında herkes onu Hain olarak görüyordu. Çünkü tüm sevkiyat patlıyordu ama içlerindeki ispiyoncu asla aklınıza gelmeyecek birisi. Ah şu köpek Gökmen nasıl sinir oldum sana nasıl ama. Neyse Ateş en büyük meselesi, açıklama yapmadan geride bıraktığı Duru Su’ya kendini anlatamıyor bir türlü onada ayrı üzülüyorum.
KuklacıMüjde Aklanoğlu · Hasrem Yayınları · 20257 okunma
Puan vermedi·210 syf.··
2026 41. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 01 Haziran 2026 15:37
Ya lanet olsun. Aldığım güne, okumaya başladığım ana... Ağla ağla içim şişti. Sonuna kadar sabrettim "fakirin yüzü hiç gülürmü bee" dedim. Gülmedi. Gülemedi. Gülseydi iyiydi. Zenginken de gülmedi gerçi... Kitap boyu kederden bitap düştüm.
YaşamakYu Hua · Jaguar Kitap · 202670,8bin okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
10/10
·384 syf.··
Beğendi
·
2026 72. kitabı
Ben bu seriye bayılıyorum!!! Gerçekten sizi o kadar içine çekiyor ki. Yani bende o yaz kampında onlarla çalışıp huysuz Nicole sabrettim. Kısaca konudan bahsedelim Stevie cinayetleriyle ünlü eski bir kampın sahibinden bir mail olur. Ona iş teklif ediyordur ve arkadaşlarını da getirmesine izin veriliyordur. Stevie bu fırsatı kaçırmaz . Nate, Janelle ve Stevie kampa gider. Kamp sahibi Carson Stevie için her şeyi belgelemiştir. Tek yapılması gereken katilin kim olduğunu bulmaktır. Ve Stevie en iyi yaptığı şeyi yapmaya başlar. İnsanlarla konuşup hikayelerini dinler. Ama tam bir şeylerden umutlanırken bir ölüm daha olur. Stevie bu ölümün cinayet olduğundan emindir ama kanıtlayamaz. Katil hala aralarında ve onları avlamaktadır. SPOILER?!?? Tadında bir kitaptı katilin Patty olmasına şaşırdım mı hayır? En başından beri çocuklara fazla ilgili davrandı. Fazla iyi imajı vardı Sunshine pastanesi yemişim seniii. David’in de bu kitapta olması hoştu. Bu kitapta Nate’i daha çok sevdim Stevie’nin hayatını kurtardı…
Şeytanın Ta Kendisi 4Maureen Johnson · Ephesus Yayınları · 202475 okunma
6/10
·656 syf.··
2026 3. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 01 Mayıs 2026 05:11
Uzun bir ara verdim okumaya ve geri dönüşüm mükemmel olacak diye büyük beklentilerle kitaba başladım. Bir cinayetle başlıyor. Yazar değişik birşeyler yapmak istemiş tamam olabilir dedim. Sabrettim, bekledim ve sebebini kitabın ortasında öğrendim. Ee gerisi sıkıcı saçma sapan sakız gibi uzatılmış bir sona doğru 200 300 sayfa sürdü. Başta şunu da belirteyim öyle ayinler, ne bileyim birşeyleri tecrübe etmeler vs yok bol bol Yunanca alıntılar uzun uzun felsefi konuşmalar vs. Dedim ki öff bu kitap şimdi antik ayinleri ne bileyim ilginç deneyimleri vs anlatan güzel bir kitap herkes öve öve bitiremiyor sonunda lezzetli bir kitap okuyacağım. Malesef ki herşeyi bilirken bir şeyi okumak, izlemek, dinlemek ne kadar sıkıcıysa o kadar sıkıcıydı işte. Yazarın bu kitabı bilmem kaç yılda yazdığı söyleniyor. Buna aldanarakta heh işte dedim mükemmel bir kitap ama asla değil. Büyük bir hayal kırıklığı ve 6 arkadaşın sıradan (cinayet hariç) içki içip kafayı bulduğu kötü şeyler yaptığı üniv. Hayatı. Harcadığım zamana üzüldüm açıkçası.
Gizli TarihDonna Tartt · Pegasus Yayınları · 20182,932 okunma
2/10
·200 syf.·
2026 5. kitabı
Evet nereden başlasam bilemiyorum. Bu yazarı çok seviyorum ve Cidden bu kitabada çok büyük bir beklenti ile başladım ama olmamış olmamış. Yani sevmediğimin sebebi çok fazla, bu kitabı almadan önce çok araştırdım o kadar fazla beğenen olmuş ki dedim bende mutlaka okumalıyım . ~ Büyük bir beklenti ile başladım ama beklentimi karşılamadı ve çok hayal kırıklığına uğradım o yüzden mi yoksa ~ daha önce daha güzel muhteşem kitaplar okudum bu kitap sönük mü kaldı onların yanında ~ ya da yazar cidden yazamadığı için başaramadığı için mi sevemedim bilmiyorum Ama cidden ben bu kitabı Şermin hanıma hiç yakıştıramadım. Dedemin bakkalı çok güzel di mesela sözde çocuk kitabı olmasına rağmen. Ama bu kitabında, hiç bir şekilde ne duygu var ne derinlik var, yani kitaptaki karakterlerin hiç birine üzülemedim. şimdi sokağa çıksam bir kaç kişiye hayat hikayeni anlatır mısınız desem daha fazla dram üzücü şeyler çıkar beni hiçbir karakterin yaptıkları yaşadıkları etkilemedi, okurken bu mu yani dedim.sonra bana bir tek masum gelen karakter Nurten karakteriydi. Müge anlı ya çıkan aileler olur ya sorunlu, öyle bir kitap okudum sanki müge anlı yı izliyorum gibi. Kitap da entrika, aldatma, hiçbir şeyden memnun olamama, arkadan kuyu kazma,iki yüzlülük .her halt var üstüne üstlük kitabın yazarı bir kadın ve kitapta fazlasıyla kadın karakteri aşagılayıcı yerler var, çok absürt ne bileyim kitabın adı söyleme bilmesinler ve cidden dedim bu kitap da çok ağır çok üzücü çok dram ve zor şeyler yaşanmıştır dedim aldım elime okumaya başladım ama..... kimse kusura bakmasın kitaptaki karakterler sadece Allah'ından belasını istiyor başka açıklaması yok yani. Toplum ahlâkını bozan gündüz kuşağından bir farkı yok hele bir de yaptıkları çirkin şeyleri böyle dramatize etmeleri yok mu saç baş yolar insan. Biri
Alıntı
Söyleme BilmesinlerŞermin Yaşar · Doğan Kitap · 202524,5bin okunma
8/10
·303 syf.··
2026 35. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 25 Nisan 2026 21:16
Veba: 'Başyapıt' Denilen, 303 Sayfada Bana Sadece Bir İki Cümle Veren Kitap "Bir şehrin felaketini anlatacağım derken, okuyucusunun sabrını felakete dönüştürmüş bir klasik." Merhaba kitap dostları! Bugün, Albert Camus'nün dünya çapındaki başyapıtı "Veba" sını dürüstçe konuşacağım. Bu inceleme, bir övgü değil, "zor okunan klasikler" kervanına katılan bir okurun samimi bir itirafı olacak. Kitap, Cezayir'in Oran şehrinde aniden ortaya çıkan bir veba salgınını ve halkın bu felaketle baş etme çabasını anlatıyor . Baş kahraman Dr. Bernard Rieux, vebanın varlığını kabul etmekte zorlanan yetkililere karşı mücadele ederken, ekip arkadaşları Tarrou, Grand ve Rambert ile birlikte dayanışma örneği sergiliyor . Romanın aslında bir alegori olduğu, vebanın Nazi işgalini/felsefi olarak da hayatın anlamsızlığını temsil ettiği söyleniyor . Camus bu kitapta, "insanların vebadan öğrenebileceği tek şey, insanlarda görülmeye değer şeyler olduğudur" gibi güçlü mesajlar veriyor . Neden "Sıkıldım" ve Neden "Başarılı Bulamadım?" 1. 303 Sayfa Boyunca Aynı Şeyi Anlatmak: Abartı Değil, Tespit. Kitabın neredeyse tamamı bir şehrin vebaya yenik düşüşünü, insanların bu süreçte maddi ve manevi çöküşünü anlatıyor. Başlarda merak uyandıran bu anlatım, hızla "sürüncemeye" dönüşüyor . Aynı karamsar atmosfer, aynı çaresizlik duygusu, aynı iç monologlar... Yazarın felsefi mesajlarını iletmek için bu kadar sayfaya ihtiyacı var mıydı? Bence yoktu. 2. "Zor Bir Okuma Deneyimi": Ben de Yaşadım, Yalnız Değilsiniz. Camus'nün dili zaten felsefi ve ağır. Bunun üzerine kötü bir çeviri denk geldiğinde ortaya çıkan sonuç . - "Umarım kitap daha akıcı olur" diye sayfaları çevirdim, olmadı. - "Belki sonuna doğru bir şeyler değişir" diye sabrettim, değişmedi. - **"Acaba ben mi
VebaAlbert Camus · Can Yayınları · 202024,6bin okunma