Hayatımızın,bir takım ehemmiyetsiz teferruatın oyuncağı olduğunu,çünkü asıl hayatın teferruattan ibaret bulunduğunu görüyordum Bizim mantığımızla hayatın mantığı asla birbirine uymuyordu Bir kadın trenin penceresinden dışarı bakabilir ,bu sırada gözüne bir kömür parçası kaçar,o ehemmiyet vermeden bunu ovuşturur ve bu minimini hadise dünyanın en güzel gözlerinden birini kör edebilirdi
Sayfa 138 - Yapı kredi yayınları