Türk edebiyatının bir başka şaheseri... Aşkın gücünü olabildiğince okuyucuya geçiren bir kitap. Herhangi bir okuyucu olarak sebebini bilmediğim bir şekilde okuduğum diğer Türk edebiyatı eserlerinden daha etkileyici bulduğumu söylemeliyim.
Kendi babamla olan ilişkimde de bulduğum bazı benzerlikleri benim açımdan göz önüne çıkaran bir kitap oldu. Sorgulanması gereken ancak korkulan bazı konuların anlatıldığı güzel bir Kafka kitabı.
Zweig hissedilen ama anlatılamayan duyguların tercümanı olmuş yine. Her ne kadar diğer kitaplarının yanında biraz daha az akıcı olduğunu düşünsem de yine de bir başyapıt olduğu gerçeğini değiştirmiyor. Herhangi bir okur olarak çok beğendim. Bir Kadının Yaşamından Yirmi Dört SaatStefan Zweig
Film senaryosu gibi yazılmış ve okurken sizi içine çekip gerçek dünyadan alıkoyan bir eser. Yazarın namını daha önce duymuş ancak kitabını okuma fırsatı bulamamıştım. Belli ki daha çok kitabını okuyacağım :)
Aynı şeyleri tekrar etmem gerekiyor mu bilmiyorum ancak Zweig'ın herkesin okuması gereken bir yazar olduğuna inanıyorum. İnsanın içinde dışarıya vurmadığı hisleri kelimelere dökebilen biri olması ve bu kişinin sizden 100 yıl önce yaşamış olması açıkçası beni rahatlatıyor. Stefan ZweigMecburiyetSadık Saraç