Kitabı elime aldığım an hem kapağının güzelliği aklımı aldı hem de en sevdiğim masallardan biri olan Vasalisa'yı hatırlattığı için heyecandan kalbim pırpır etti.
.
Tavuk Bacaklı Ev ve Baba Yaga Slav mitolojisine ait figürler. Buradaki Baba Yaga, daha önce okuduklarımdan daha iyi kalpli, şefkatli, güzel yemekler hazırlamayı ve müziği seven adeta bir pamuk nine halk anlatılarındaki Baba Yaga ise ötekileştirilmiş, korkutucu, acımasız, çocukları yediği söylenen kötü cadı figürüne daha yakın.
.
Tavuk Bacaklı Ev ise istediği zaman, istediği yere giden; duyguları olan, kendini onarabilen bir ev. Çok cazip görünse de ergenliğin eşiğindeki bir kız için yalnızlık , bağ kuramamak ve farklı olmak anlamlarına geliyor sanırım
.
Büyüannesi Baba Yaga ile ölüleri yıldızlara , Neşe ve hafiflikle, güzel yemekler ve müzikle geçiren bir muhafız olması beklenen Marinka , yaşamak istediği hayatın bu olmadığına karar verir.
.
Ev'in ve Baba Yaga'nın tüm itirazlarına rağmen kendi arzuların peşinden gitmekte tereddüt etmez. Yaşayanlarla ilişki kurar, Ev'den uzaklaşıp varlığını tehlikeye atar, geçirilmesi gereken bir ölüyü saklar, Ev'i yok olmanın eşiğine getirir. Yaptığı her hata kendini bulma yolunda attığı bir adımdır aslında
.
Fantastik ile gerçeğin, olağanüstü karakterlerle normal (!) insanların, masalla romanın iç içe geçtiği bu kitapla; heyecan, hüzün, Sevgi duygularını hep bir arada hissederken; aile, arkadaşlık, ölüm, kendin olma kavramlarını da sorgulayacaktır genç okurlar.
.
12/13 yaştan itibaren tüm okurlara sevgiyle tavsiye ederim
.