Saadet Özkan

Saadet Özkan
Sadece okuduğum kitapları paylaşıyorum Instagram @saadetozkan_
İki Kız Arkadaş
Puan vermedi
Çok sevdim 🩷Bir ara Benim Olağanüstü Akıllı Arkadaşım 'a benzettim .(Benim için iyi bir şey ) Sadeliği, sakinliği iyi geldi.Zaman zaman acıttı...Yağmurlu ,dumanlı bir hava ; çamurlu bir zemin hissinden kurtulamadim kitap boyu . . 1952 yılı, Fransa'da Saint Remy adlı adlı kasabada yaşayan , çiftçi ailelerine yardım eden , yaşıtlarından farklı Agnes ve Fabienne oyunlarına bir yenisini ekleyerek kitap yazmaya karar verirler .Daha doğrusu Fabienne 'nin hikayelerini Agnes yazıya döker ve kitap Agnes'in ismiyle basılır .Oldukça da yankı uyandırır.Hatta Agnes İngiltere'deki bir nevi kızlar için görgü okuluna burslu olarak "götürülür" Ama o sadece Fabienne ile olmak istemektedir... . Kitap boyunca hem 12-13 yaşındaki iki kızı irdeledim hem de ilişkilerini...O ikisinden biri olsam Agnes olurdum sanki Fabienne 'den daha çok etkilensem de onun kadar cesur, cüretkar ve öfkeli olamadım hiç. . Yoksullukları , ebeveynleri ile ilişkileri, yalnızlıkları, onemsenmemeleri ne kadar rahatsız ediciyse ; yaratıcılıkları ,oyunları, köy halkına karşı duruşları ve doğayla hemhal oluşları o kadar etkileyiciydi . Yiyin Li , bu kitapla tanıdığım bir yazar. Okuduğum bazı yazılarda otobiyografik bir roman olduğu,kendisinin de anne şiddetine maruz kaldığı vurgulanıyordu.Fabienne'nin annesinin olmaması, Agnes'inkinin pasif ve sevgisiz tavrı,her ikisinin de anne ol(a)maması bununla açıklanabilir mi ? Bilmiyorum.Ama yazarin yaşamı kitaptan daha çok etkiledi beni . .
Edebiyat
Kazkafanın KitabıYiyun Li · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20241,113 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Masal mı ?
Puan vermedi
Adına kandım Masal sözcüğünün cazibesine kapıldım.Bir de neden bilmem kurgu dışı olduğunu düşündüm her halükarda severim dedim.Cok sıkıldığımı söyleyemem ama zaman zaman "ben ne okuyorum yaa" duygusuna kapıldım. . Kafa dağıtmalık ,gündemden kacmalık bir kitap.Ancak 700 sayfa Tekrarlar çok fazla. Bu kadar hacimli olmayabilirdi sanki . . Sevdiğim yönü birçok masala, filme,diziye,kitaba atıfta bulunmasıydı.Jack ve Fasulye Sırığı ,Hansel ve Gretel, Sindirella, Pinokyo,Davud ve Goliat; Sapik filmi , Game Of Thrones ... Romanın bir bölümü Açlık Oyunları'na çok benziyordu.Benzerini okumak keyif vermedi bana. . Konusuna gelince; 17 yaşındaki, lise öğrencisi Charlie Reade , geçirdiği kaza sonucu yardıma ve bakıma ihtiyaç duyan, tekinsiz olduğu söylenen tepedeki evde yaşayan , biraz ürkütücü , aksi Bay Bowditch ve köpeği Radar ile tanışır.Tanrı'yla yaptığı bir anlasma sonucu Bay Bowditch 'in refakatçisi olur, tüm ihtiyaçlarını giderir .Oysa Bay Bowditch 'in yalnız ve huysuz olmasının bir sebebi vardır.Bahcedeki kulübeden gelen ürkütücü sesler büyük bir sırrı ortaya çıkaracaktır.Baska , fantastik bir dünyanın ,Empis'in kapıları açılır Charlie'ye. Kahramanın yolculuğu başlar . . Empis'te yaşanan macera pek tatmin etmedi beni. . Oysa Charlie,Bay Bowditch ve Radar üçlüsünün ilişkisini okumak, birbirlerine duydukları sevgiyi hissetmek çok keyifliydi Hatta Empis'i Bay Bowditch anlatsaydi keşke diye düşündüm. . Stephen King 'ten okuduğum ikinci kitaptı.Maalesef bana hitap etmedi ... Fantastik sevenler , uzun soluklu bir romanın sayfalarinda kaybolmak isteyenler okusun
Mitoloji - Fantastik
Peri MasalıStephen King · Altın Kitaplar · 2023775 okunma
Haliç 'e Köprü
Puan vermedi
Yazardan daha önce okuduğum Pusula'yı o kadar çok sevmiştim ki bu kitaba da büyük bir heves, yüksek bir beklenti ile başladım. Ama bayılmadım doğrusu. Sürükleyici bulmadım, dili akıp gitmedi benim için. . Aslında gerçek kişilerden ya da olaylardan yola çıkan, az da olsa tarihi bir dayanağı olan kitapları severim . Burada da mekan İstanbul, kahraman Michelangelo, olay Haliç'e yapılacak bir köprü olunca tam benlik olduğunu düşünmüştüm. . Michelangelo'nun İstanbul'a gelip gelmediği kesin olarak bilinmiyor. Ancak kitabın sonundaki notlarda, Michelangelo'nun kardeşlerine yazdığı mektupların gerçek olduğu, gönderdiği Ayasofya çizimlerinin Vatikan Müzesi'nde bulunduğu gibi bilgilere yer veriliyor. Bu notları çok sevdim . Da Vinci'nin Haliç için çizdiği köprü projesi uygulanamaz bulununca II.Bayezid o sıralarda Papa ile sorun yaşamakta olan Michelangelo'yu İstanbul'a davet eder. Sanatçı çizimi ile ilgilenirken kendini Haliç'in meyhanelerinde, içkinin, afyonun, aşkın içinde bulur. Tabii ona eşlik eden şair Mesihî (o da gerçek bir kişi) ve ajan Arslan'ı unutmamak lazım. . Edebi anlamda tatmin etmese de daha önce bilmediğim böyle bir ihtimali öğrenmek, Michelangelo'yu İstanbul'da hayal etmek hoşuma gitti. . Yalnız yazarın Da Vinci'yi hiç sevmediğini , Michelangelo'dan yana taraf tuttuğunu düşünüyorum . Tarihi romanları sevenlere sevgi ile öneririm
Edebiyat
Savaşları, Kralları ve Filleri Anlat OnlaraMathias Enard · Can Yayınları · 2024955 okunma
Aslanların Kışı sert geçiyor
Puan vermedi
İnanamıyorum gerçek bir hanedanlığın yoktan varoluşunu ve yokluğa geri dönüşünü okumak heyecanlı olduğu kadar hüzünlüydü de. Sicilya Aslanları'nın devamı... Tüm aile öyküsünün zirvesi bence. III. Kuşak Floriolar ; zenginlikleri, ünleri, aşkları, düğünleri, ihanetleri, paranın kurtarmaya yetmediği kayıpları, hayaletleri ile masalla destan arası hem olağanüstü hem çok gerçek bir dünya yaratıyor. . İkinci İgnazio babası Vincenzo 'dan devraldığı Casa Florio 'yu sadece Sicilya'nın değil İtalya'nın en güçlü konumuna getirir. Yaptığı akıllıca yatırımlar, verdiği güven , kurduğu sağlam ilişkiler , saygı uyandıran kişiliği ile birleşmiş , ailenin adını yuceltmeyi sürdürmüştür ta ki genç yaştaki , ani ölümüne kadar ... . Oğul İgnazuddu ise kendinden önceki Floriolardan farklı bir kişiliğe ve yaşam tarzına sahiptir.Satir aralarında genç yaşta tanık oldugu ölümlerin kişiliğini , hayata bakışını etkilediği ima ediliyor.15 yas küçük kardeşi Vincenzo ise ailenin yokuş aşağı gidişinin farkında bile değildir. . Kitabı okurken sadece aileyi değil o dönemin tüm önemli siyasi, sosyal ve ekonomik olaylarına da tanık oluyor okuyucu. I. ve II.Dunya Savaşları, İspanyol Gribi, depremler, salgınlar ... . Üstelik dünyanın hızla değiştiği bir dönem başlamıştır artık. Otomobiller ortalığa çıkmış, kadınlar haklarını aramaya başlamıştır. . Kitabın en renkli yönlerinden biri kadınları bence. Yaşadıkları tüm acılara ve kayıplara rağmen dik duran kadınlar...Son Florio kadını Franca başlı başına bir romanın konusu olabilir. . Temponun düştüğü bazı anlar olsa da benim için çok keyifli bir okuma sureciydi... . Okurken ailenin yaşadığı yerleri internetten bulmak, bazı olayları teyit etmek de güzeldi.Hatta YouTube 'da aile ile ilgili birkaç video da var
Edebiyat
Aslanların KışıStefania Auci · Mundi Yayınları · 202421 okunma
Ankara
Puan vermedi
"...Ankara bir "histir." İlkin değer yargıları ve insanlar gelir aklınıza. Milli mücadele gelir. İnanç gelir. Umut gelir. Yok oluşun, tükenişin üzerine yeniden doğan güneş gelir. "O " gelir. Mustafa Kemal Paşa. Cumhuriyet gelir. Vefa gelir. Dostluk gelir." . Bilge Güven Kızılay'la tanışma kitabım oldu 🩷 İçinden Ankara geçen kitaplara bayılırım... Yaş geçtikçe aynı sokaklarda yürüdüğüm, aynı kitapçıları özlediğim, aynı okullarda okuduğum, yüreğinde Ankara adabı taşıyan insanları daha çok sever ve özler oldum Kapkara hissettigim şu günlerde Cumhuriyet'in başkentinde doğup büyüdüğümü hatırlamak iyi geldi... . Hiçbir bağınız, ilginiz, sevginiz yoksa da kitabın ilk 76 sayfasını okuyun lütfen Ankara nasıl ve neden başkent oldu, gerçekten yoktan mı var oldu, emek verenler kimlerdi hatırlamak için. . Bige Hanım ile aramızda 14 yaş var. Zamanın daha yavaş aktığı dönemlere doğduğumuzdan olsa gerek anlattığı her şeye o kadar aşinayım ki... . Okuduğum her sayfada kendi hayatımdan sahneler açıldı gözümün önünde. Gençlik parkı, Dost Kitabevi,DTCF'den Kızılay'a yürüdüğümüz yollar, TDK kütüphanesinde geçirdiğimiz saatler...Ama en çok çaydır Ankara benim için Kızılay'daki küçük tabureli cay ocaklarında(kafe yazmaya elim varmadı) içtiğimiz; Papazın Bağı'dır, kitaptır bir de... Kitapçılarımız meşhurdur... Tiyatrodur... Lojmanın da yıllarca kaldığımız, bahçesinde büyüdüğümüz Meteorolojidir... Atatürk Orman Çiftliği'ne yaptığımız okul gezileridir... Kavruk simittir... . Ama hepsinden önce Cumhuriyet'tir... Şu kapkara hissettiğim günlerde hatırlamaktır milli mücadeleyi... Özümüzü... Bakmayın dudak bükenlere Ankara yuvadır görmek isteyenlere... Cennettir bataklıkta orman görenlere... . Ankara Diye İnsanlar Vardır, bir hafıza kitabı, bugünlere nerelerden geldiğimizi hatırlatan... . Elinize,
İnsan ve Hayat
Ankara Diye İnsanlar VardırBige Güven Kızılay · Hep Kitap · 2024232 okunma