İnanamıyorum gerçek bir hanedanlığın yoktan varoluşunu ve yokluğa geri dönüşünü okumak heyecanlı olduğu kadar hüzünlüydü de. Sicilya Aslanları'nın devamı... Tüm aile öyküsünün zirvesi bence.
III. Kuşak Floriolar ; zenginlikleri, ünleri, aşkları, düğünleri, ihanetleri, paranın kurtarmaya yetmediği kayıpları, hayaletleri ile masalla destan arası hem olağanüstü hem çok gerçek bir dünya yaratıyor.
.
İkinci İgnazio babası Vincenzo 'dan devraldığı Casa Florio 'yu sadece Sicilya'nın değil İtalya'nın en güçlü konumuna getirir. Yaptığı akıllıca yatırımlar, verdiği güven , kurduğu sağlam ilişkiler , saygı uyandıran kişiliği ile birleşmiş , ailenin adını yuceltmeyi sürdürmüştür ta ki genç yaştaki , ani ölümüne kadar ...
.
Oğul İgnazuddu ise kendinden önceki Floriolardan farklı bir kişiliğe ve yaşam tarzına sahiptir.Satir aralarında genç yaşta tanık oldugu ölümlerin kişiliğini , hayata bakışını etkilediği ima ediliyor.15 yas küçük kardeşi Vincenzo ise ailenin yokuş aşağı gidişinin farkında bile değildir.
.
Kitabı okurken sadece aileyi değil o dönemin tüm önemli siyasi, sosyal ve ekonomik olaylarına da tanık oluyor okuyucu.
I. ve II.Dunya Savaşları, İspanyol Gribi, depremler, salgınlar ...
.
Üstelik dünyanın hızla değiştiği bir dönem başlamıştır artık. Otomobiller ortalığa çıkmış, kadınlar haklarını aramaya başlamıştır.
.
Kitabın en renkli yönlerinden biri kadınları bence. Yaşadıkları tüm acılara ve kayıplara rağmen dik duran kadınlar...Son Florio kadını Franca başlı başına bir romanın konusu olabilir.
.
Temponun düştüğü bazı anlar olsa da benim için çok keyifli bir okuma sureciydi...
.
Okurken ailenin yaşadığı yerleri internetten bulmak, bazı olayları teyit etmek de güzeldi.Hatta YouTube 'da aile ile ilgili birkaç video da var