Türk Edebiyatının Şaheserlerinden
1/10
·%28 (155/536 syf.)·
Kelimenin tek anlamıyla berbat bir kitap. Suç, tecavüz... klasik o kitaplardan biri. Yazarın Otomatik Portakal'dan bahsettiğini de görünce zaten konu net anlaşıldı. -Tek elle yazılmış, 10 sayfada bir (belki daha az) konuyu cinselliğe getiremeden duramayan, felsefi monolog sanılan ama aksine hasta bir zihnin dışa kusumunu okudum. -Daha doğrusu okuyamadım. 155 sayfa kadar dayanabildim. Çünkü o kitaplardan biri olduğunu anlayınca devam etmek vakit kaybıydı. -Reşit olmayan çocuklara tecavüzler falan... -Yazılacak çok şey var ama ülkemizin talep ettiği bu. Türk dizilerinde, kitaplarında olanlar bu ve bunun gibi konular. Sitedeki puanı da seviyemizi teyit eder nitelikte. -Şiddet, tecavüz, alkol, suç, belinde silahla gezip sağa sola saldıran kekolar. -İşin en kötü yanı da bu kitapta yazılanların bir felsefe gibi görülmesi, bir düşünürden çıkmış gibi ele alınması. -Ne zaman ülkemizden çıkmış kitaplara şans vermek istesem en kötülerini buluyorum. Yazarın okuduğum ilk ve son kitabı oldu. -Gerçekten ülkemizde yok mu şöyle harbiden düşünebilen insanların yazdığı kitaplar, güzel kurgular falan? Bu konuda önerilere açığım.
Kinyas ve KayraHakan Günday · Doğan Kitap · 202535,4bin okunma
2/10
·944 syf.··
2026 9. kitabı
·
29 günde okudu
·
Okunma: 25 Haziran 2026 00:36
Normalde bu kadar uzun bir kitaba detaylı bir inceleme yazmak beni bayağı bir zorlar çünkü genelde kalın kitapları okumam normalden çok daha uzun sürer ama bu seriyi ve ejderhalarını biraz fazla sevdiğim için okurken notlar aldım ve tek tek düşüncelerimi sizlerle paylaşmak istiyorum çünkü diğer incelemelere baktığımda gördüm ki fazlasıyla abartılmış bir kitap. Bu inceleme spoiler içermektedir. Öncelikle besmele çekip nas felak okuyarak kitabın kapağını açıyoruz sonuçta 900 sayfalık kitap ne olur ne olmaz. Baştan şunu söylemeliyim, ejderhalara bayılıyorum. Fantastik yaratıklar arasında en sevdiklerim kesinlikle ejderhalar. Biraz da bu yüzden bu kitaba bu kadar uzun süre katlandım çünkü gereksiz yere uzatıldığını düşünüyorum. Aslında sadece ben değil diğer incelemelere şöyle bir göz atsanız bile okurlarının neredeyse hepsinin bu kitabın gereksiz uzun olduğu kanaatinde olduğunu görürsünüz. Örnek vererek açıklayayım; ilk bölümde Aretia'daki kurulun kendi aralarında savaş oyunlarından sonra oraya giden öğrenciler hakkında karar vermelerini okuyoruz. 20. sayfanın sonunda bu konuşmalarla ilgili Brennan'ın söylediği ilk cümle geçiyor. Sonra 21. sayfaya geçiyoruz, doğal olarak sohbetin devamını okuyoruz demi. Yok o iş öyle değil. 21. sayfada Violetin o mekan hakkındaki düşüncelerini okumaya başlıyoruz. Tamam 1 sayfa boyunca okuduk, güzel sıkıntı yok. 22. sayfaya geçtiğimizde önceki sayfada söylenen sözün cevabı oradaki başka bir biniciden geliyor. Sonra Brennan tekrar bir şey söylüyor ve sohbet devam ediyor demeyi çok isterdim ama yine violet araya girip odayı anlatmaya başlıyor. Bu sözün cevabı da 23. sayfanın başında geliyor. Yani anlayacağınız üzere, kitapta ciddi bir problem var ki bu da kesinlikle violet ve hiç susmayan düşünceleriyle sürekli araya girilmesi. Şimdi
Demir AlevRebecca Yarros · Olimpos Yayınları · 20243,225 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
insan olmanın sıradanlığı
8/10
·232 syf.··
Beğendi
·
2026 39. kitabı
Kitap çok uzun bir kitap değil ama beni yordu.Yordu derken ruhumu kastediyorum.Hikayelerin üzerinde üzerlerinden kaldırılması zor bir ağırlık var.Evlat ölümleri okuyucuyu direk sarsmadan,damara zerkedilen etkisi yavaş yavaş başlayan bir ilaç gibi etkiliyor.O acının içinden çıkmak için ufak ufak sağa sola yumruk atıyor,bir çıkış noktası bulamıyor ,ama deniyor.Siz de yazarla birlikte ölüm üzerine düşüncelerinizin üstünden geçiyorsunuz.Bir anne olarak en büyük obsesyonumun çocuklarımdan birine birşey olması konusu olunca ve zaman zaman bu olay, zihnime akıl almaz oyunlar oynadığından kitap beni bu konuda tetikledi.Hayatın içinden insanlarve olaylar.Ama muhteşem cümleler var.Birini buraya aktarayım:Trajedilerin ve felaketlerin daima bir sonu vardır.Belki de Katie bu yüzden evliliğinin şiddetli ve korkunç anlarına dair birçok iyi hikaye anlatabiliyordu; dramlar kötü bir tercihe bir cesaret parıltısı veriyordu..
Mutluyken Başka Adlarımız VardıYiyun Li · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20268 okunma
Sterilize Bir Çağa Başkaldırı: Yolda
9/10
·360 syf.··
2026 37. kitabı
Yol; ucu bucağı bariz, istemsiz sonlara kadir olan bir arayıştır. Esas olan da yol değildir zaten, esas olan yolun bünyelerde neden mana kazandığı sorusudur. İkinci Dünya savaşının psikolojik tahribatını, toplumsal kalıntılarını enkaz misali ortadan süpürerek kaldırma gayesine kapılan insanoğlu modernizim perdelerine sarınmış, binlerce farklı gayenin, milyonlarca farklı figürün sahnelediği oyunlarla insanı ve insanlığı eylemekle meşgul olmuştur. Lakin bu bir kazanç değildi, kaybolan kuşakların doğmasıydı. Halihazırda insanlığın var oluşuyla eş değer bir şekilde sorulmaya başlayan sorulara bazı cevaplar aradık durduk. Biz kimdik? Savaşta zayiat olacak, kağıtta birer rakama dönüşecek kadar kendimizden feragat etmiş miydik? Anlamı yitirmiş miydik? Kerpiç evlerden, beton evlere; redingotlardan, smokinlere; anlayıştan, kavrayışlara geçtiğimiz modern çağlarda kendilerine sunulan amerikan rüyasından paçayı sıyıran bir grup gencin gerek hayata gerekse insana dair sorgulamaları eşliğinde bir sağa bir sola savruluşlarını okuyoruz. Özgürlük duvarları ardında basit tanımlamalar yapılırsa, kitabın mevcudiyeti ve sıkılmış, bunalmış, itilmiş insanların gayeleri hafifletici kavramlara maruz kalmasın isterim. Bu yolculukta kahramanlardan birinin dingin gözlemciliği ile diğerinin freni patlamış, saf yaşam enerjisi birbirine eklemlendiğinde ortaya çıkan şey, modern zamanın sterilize edilmiş 'mutluluk' vaadine atılmış en sert tokattır. Onlar için yol; bir yerden bir yere gitmekten ziyade, varoluşun o uçucu ve yakalanması imkansız anını, bir sigara dumanında ya da çalınan bir caz notasında yakalama çabasıydı.   Kerouac'ın bu metni, rotası belirsiz bir harita gibi; okuyucusunu kendi hakikatine giden o yolda, elindeki tüm sıfatları ve tanımları geride bırakmaya davet eden bir
YoldaJack Kerouac · Siren Yayınları · 20161,989 okunma
Puan vermedi
Kitabın en dikkat çekici ve eğlenceli yönü şüphesiz ki kapaktan içeriye doğru uzanan büyük, hareketli "oynak gözler". Kitap hareket ettikçe sağa sola dönen bu gözler, çocukların kitaba odaklanmasını kolaylaştırıyor ve okuma sürecini bir oyun haline getiriyor. Sayfalar çevrildikçe bu gözlerin farklı hayvan karakterlerine uyarlanması, çocuklarda merak duygusunu sürekli canlı tutuyor.
Gözümü Açtım! Burada Kim Yaşar?Kolektif · Parlayan Yıldız · 202610 okunma
2/10
·208 syf.··
2026 3. kitabı
Hayatında hiçbir özelliğini geliştirmemiş olan paşa babasından kalan paraları sağa sola savurarak zevküsefa içinde yaşayan, arabasıyla parklarda gezerek vaktini boşa harcayan, gezerken gördüğü bir kadını takıntı hâline getirip sürekli onu düşünen mirasyedi ve yabancı özentisi Bihruz Bey’in işe yaramaz hayatı son derece sıkıcı bir şekilde anlatılmış.
Araba SevdasıRecaizade Mahmut Ekrem · Salon Yayınları · 202031bin okunma