Nihayet sonuncu delilik tipi: umutsuz tutku çılgınlığı. Aşırı ölçüde hayal kırıklığı yaratan aşk, özellikle de ölümün kaçınılmazlığı tarafından aldatılan aşkın çılgınlıktan başka bir çıkışı yoktur. Çılgınca aşk nesnesi olduğu sürece delilikten daha çok aşktır; ama kendi başına kaldığında, kendi kendini çılgınlığın boşluğu içinde izlemektedir. Kendi şiddetine fazlasıyla terk edilmiş bir tutkunun cezası mı? Hiç kuşkusuz; ama bu ceza aynı zamanda bir yumuşamadır; telafisi imkânsız kaybın üzerine hayali mevcudiyetlerin merhametini örtmektedir; kaybolan biçimi masum sevincin paradoksunda veya meczup takiplerin kahramanlığında bulmaktadır.Eğer ölüme sürüklüyorsa, bu birbirlerini sevenlerin artık hiç ayrılmayacakları bir ölüm olacaktır. Bu, Ophelia'nın sonuncu şarkılarıdır, Le Folie du Sage'da Ariste'in sayıklamalarıdır.
Sayfa 75 - İmge yayınevi, 8.Baskı·Kitabı okuyor
Alıntı
"İyi, teklifini kabul ediyorum. Şeytan Hazretleri, adınıza ne tür ahlaksızlıklar yapmamı arzu edersiniz?" "Tebrikler, Sage, bugünden itibaren benim yeni kişisel asistanımsın. Bana illa bir şey diyeceksen, 'efendim' gayet uygun."
Alıntı
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
Savaş ertesi yıllarda Sevres ve sonra da Lozan Antlaşma- sı’nı doğuran diplomasiye ilişkin olarak, Paul C. Helmreich’in büyük güçlerin diplomasisini inceleyen From Paris to Sevres. The Partilion of the Ottommı Empİre at the Peace Con- ference of 1919-1920 / Paris'ten Sevres’e. Osmanlı İmparatorluğu’nun 1919-1920 Barış Konferansında Taksim Edilişi (Co- lumbus: Ohio State Universily Press, 1974) ve Salahı Ramsdan Sonyel’in Türk milliyetçilerinin diplomasisine ağırlık veren Turhİsh Diplomacy 1918-1923: Mustafa Kemal and the Turkish National Movement ! Türk Diplomasisi 1918-1923: Mustafa Kemal ve Türk Ulusal Hareketi (Londra ve Beverley Hills: Sage Publieaıions, 1975) adlı çalışmaları bulunmaktadır.
"Sadece dikkatli ol." Evie başıyla onayladı, birden elleriyle ne yapacağını bilemedi. Gergince eğilip atın dizginlerini altı. "Olacağım. Merak etmeyin, efendim. Babanızı kurtaracağız." Adam gözlerine bakarken hayal kırıklığına uğramış gibiydi. "Sage, kötü adamlar insanları kurtarmakta pek iyi değildir." "Beni kurtardın,"
Sayfa 338·Kitabı okudu
Kitap sayıları
Halife el Me'mun'un 815'te Bağdad'da Darü'l-Hikme adı ile kurduğu kültür yuvasının kütüphanesinde bir milyon kitap vardı. 891'de bir gezgin, şehirde yüzden fazla genel kütüphanenin yer aldığını açıklamıştı. X. yüzyılda Irak'ta Necef gibi küçük bir şehir 40.000 kitaba malik bulunuyordu. Meraga Gözlemevi'nin direktörü Nasreddin Tusi, 400.000 ciltlik bir koleksiyonu bir araya getirmişti. İslam dünyasının diğer ucunda, Müslüman İspanya'da ise Kurtuba'da Halife el-Hakem, X. yüzyılda 400.000 ciltlik bir kütüphane meydana getirmiş olmakla gurur duyuyordu. Halbuki aynı tarihten dört yüz yıl sonra Fransa Kralı V. Charles (Charles le Sage), yani Bilge Şarl, sadece 900 kitap toplayabilmişti. Ancak tarihte hiç kimse bu konuda Kahire Halifesi el-Aziz ile boy ölçüşemeyecektir; zira bu insan, 6.000'i matematik ve 18.000'i felsefe kitabı olmak üzere 1.600.000 ciltlik bir kütüphane kurmuştu
Alıntı
Emmy
Bir odaya her girdiğimde bana o şarkıyla işkence etmenin komik olduğunu düşünen sadece iki kişi vardı. Bunlardan biri en büyük abim Gus'tı fakat onun şu anda Wyoming eyalet sınırları dahilinde bile olmadığını biliyordum. Bu sadece tek bir anlama gelebilirdi. O buradaydı. Öfkeyle barı tarayarak onu aradım. O sikik herifi. Devil's Boot'un müdavimleri şarkı söylemeye ve sallanmaya başlamıştı, birçoğu bana aptalca gülümsüyordu. Bu şarkı, tüm kasabada meşhur olmuş bir şakaydı ve şu anda bu anın yaşanmasına sebep olan şakacıyı bulmaya odaklanmıştım. Onu görememiştim fakat burada bir yerlerde olması gerekiyordu. Neden Devil's Boot'taydı ki? Botlarıma takılıp sert bir şeye çarptım. Bir göğüs. Bir adamın göğsü. O adamın göğsü. Başımı kaldırıp yüzünde boktan bir sırıtış olan o göğsün sahibine baktım. Bu oydu. Luke Brooks.
Alıntı