Fikirlerin uğruna savaşacağın kadar değerli mi?
9/10
·390 syf.··
2026 14. kitabı
Şah ve Sultan, yalnızca iki hükümdarın mücadelesini anlatan bir roman değil. Aynı zamanda haklılıkla güç arasındaki ince çizgiyi sorgulatan bir hikâye. Kitabı okurken dikkatimi çeken şey, İskender Pala’nın taraf tutmak yerine dönemin ruhunu anlamaya çalışması oldu. Tarih kitaplarında çoğu zaman birkaç satıra sıkışan olaylar burada insan yüzleri kazanıyor. Savaşlar, siyasi hesaplar ve idealler kadar; korkular, hırslar ve hayal kırıklıkları da görünür hâle geliyor. Yavuz Sultan Selim’i de Şah İsmail’i de yalnızca kahraman ya da yalnızca suçlu olarak görmek kolay. Zor olan, ikisinin de kendi doğrularına ne kadar inandığını fark etmek. Belki de kitabın en güçlü yanı burada yatıyor. İnsan, okurken bir taraf seçmekten çok tarafların nasıl oluştuğunu düşünmeye başlıyor. Şah ve Sultan bana tarihin sadece kazananların hikâyesi olmadığını bir kez daha hatırlattı. Çünkü aynı olay, bakan kişinin durduğu yere göre bambaşka anlamlar kazanabiliyor. Kitabı bitirdiğimde geriye kalan şey bir savaşın sonucu değil, insanların uğruna savaşacak kadar inandıkları fikirlerin ağırlığı oldu.
Şah ve Sultanİskender Pala · Kapı Yayınları · 202537,9bin okunma
Puan vermedi·432 syf.··
2026 12. kitabı
Şans ve talihsizlik… Bu ikisinin birleşiminden doğan bir hikâye. Bazı gizli gerçeklerin ortaya çıkmasından korkan güç ve makam sahibi kişilerin, sahip oldukları nüfuzu kullanarak işini yapan bir insanı susturma girişimiyle başlayan roman, okuru daha ilk sayfalardan itibaren içine çekiyor. Mario Mazzanti, tam bu noktada hayatın yalnızca planlardan ibaret olmadığını; şansın ve talihsizliğin de olayların akışını değiştirebildiğini hatırlatıyor. Bir elektrik kesintisi sonucu ortaya çıkan “Satranç Hayranı” katil, olayların seyrini değiştirirken yazar, bazı şeylerin gereğinden fazla karmaşıklaştırıldığını ve çoğu zaman basit düşünmenin gerçeğe daha hızlı ulaştıracağını sürükleyici bir dille anlatıyor. İlk cinayet birini susturmak için işlenirken, devamında gelen cinayetler ünlü bir satranç oyunu gibi kurgulanarak gerçekler gizlenmeye çalışılıyor. Roman, bu süreci başarılı bir polisiye anlatımıyla okura aktarıyor. Her şey güçlü ve nüfuzlu kişilerin istediği yönde ilerliyor gibi görünse de, onların hesaba katmadığı bir ayrıntı son sayfalarda ortaya çıkıyor: vicdan. Namluyu tutan elin son anda ses verdiği vicdan sayesinde olayların nasıl ve neden gerçekleştiğini, romanda “Kraliçe” olarak betimlenen gazeteci Greta’dan öğreniyoruz. Şah Mat, yalnızca bir polisiye roman değil; güç, vicdan ve gerçeğin er ya da geç ortaya çıkışı üzerine düşündüren etkileyici bir eser.
Şah MatMario Mazzanti · Sonsuz Kitap · 20219bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
10/10
·314 syf.··
Beğendi
·
2026 2. kitabı
Uzun zaman sonra kolay ve severek okuduğum,en cok beğendiğim kitap oldu. Kurgusu, dili, tarih,osmanli,gastronomi,astronomi, astroloji, geleneksel tip ile ilgili insanı yormadan bunaltmadan verdiği tadında bilgiler, mesajlar ve aşk hepsi de cok güzeldi.
Pir-i LezzetSaygın Ersin · April · 20232,023 okunma
Puan vermedi·272 syf.··
2026 57. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 18:51
Kitabımız, Osmanlı Devleti’nin 1683 yılında gerçekleştirdiği II.Viyana Kuşatması ile başlıyor. Öncelikle bu kuşatmanın neden başarısız olduğunu, yaşananları ve sonuçlarını okuyoruz. Aslında kazanabileceğimiz bir savaşı içimizdeki hainler yüzünden nasıl kaybettiğimizi ve bir insanın ihanetinin kocaman bir orduyu, hatta bir imparatorluğu nasıl etkilediğine şahit oluyoruz. Ama aslında kitabın asıl konusu bu kuşatma sırasında esir edilen yeniçeriler. Esir edilen yeniçerilerden bazıları yollarda ölürken kalan kısmı ise düşmanın elinden kurtulmayı başarıyor. Ancak bu esirler kendi aralarında da bölünüyor. Çünkü bazıları sipahi bazıları ise yeniçeri. Osmanlı Devleti’nin askeri yapısının en önemli iki grubu olan bu insanlar birbirleriyle hiçbir zaman anlaşamıyorlar. Esaretten kurtulduktan sonra da farklı yollara gitmeyi tercih ediyorlar. Biz Balaban Hasan adındaki yeniçeri ve arkadaşlarının hikayesini okuyoruz. Bunlar düşmandan kurtulduktan sonra Osmanlı İmparatorluğu’na dönemeyeceklerini, eğer dönerlerse savaştan kaçan insanlardan olduklarını düşüneceklerini ve hain ilan edilip öldürüleceklerini biliyorlar. Bu yüzden de farklı bir yere gitmek için ilerliyorlar. Günlerce yürüdükten sonra ki burada sayıları da gerçekten çok azalıyor Moena adındaki İtalyan vadisine sığınıyorlar. Buradaki insanlar ilk başta Türklerden korksa da önlerinde çok daha büyük bir tehdit olan Habsburglar olduğu için türkleri köylerine kabul ediyorlar. Aslında on gün kalıp yollarına devam edecek olan yeniçeriler bambaşka bir hikayenin ortasında buluyorlar kendilerini. Köyü Habsburg’ların elinden kurtarmak için mücadele etmeye başlıyorlar. Bu mücadele içinde bir fikir ortaya atılıyor. Hasan Şah ilan ediliyor ve Moena Türklerin ve Müslümanların idaresine geçmiş oluyor. Bu sayede Osmanlı halifesiden yardım
Şah Balaban DestanıCihan Çetinkaya · Timaş Yayınları · 20265 okunma
8/10
·432 syf.··
Beğendi
·
2026 16. kitabı
·
25 günde okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2026 00:00
Günde 60 paragraf sorusu çözerken uzun soluklu roman okumak hiç akıl işi değildi ama iyi geldi. Kitap okumayı tutku haline getirdiğim süreç cinayet/polisiye romanlarına başlamamla oldu. Hangi yaşta olursanız olun cinayet/polisiye romanlarının akışı sizi alıp götürüyor. Aslında cinayet romanı okumanın da ne yaşı ne de zamanı olmadığını anlamış oldum diyebilirim. Claps’e içim parçalandı, öncelikle bunu belirtmek istiyorum. Ayrıca kitabın türü ne olursa olsun bana mutlaka bir şeyler öğretmesi hoşuma gidiyor. Claps sayesinde artık “afazi” diye bir rahatsızlığı ve bu rahatsızlığın ne olduğunu da öğrenmiş bulunmaktayım. Beyinde yaşanan bir hasar nedeniyle konuşma/anlama bozukluğu diyebiliriz kısacası. Greta’nın yaşadıklarını da sanki bizzat ben yaşadım. Bazen heyecan o kadar doruktaydı ki resmen o anda Greta bendim. İşte tam da bu yüzden özlemişim cinayet romanı okumayı. Karakteri iliklerime kadar hissetmek bana çok haz veriyor. Bu ünlü gazeteci/sunucunun da yaşadığı gerilim dolu dakikalar bana çok iyi geldi. Sensi ise o gudubetliğiyle resmen benim huysuz ve sevimsiz tarafımdı. Her ne kadar çoğu kişinin soğuk nevale olarak adlandırabileceği bir karakter olsa da Sensi gibi insanlar olmasa toplum olarak dağılır giderdik. Biraz da o despot karakterlerin ağırlığına ihtiyacımız var. Uzun zamandır sürükleyici bir roman okumamış ve sürüklemek için can atanlara keyifli okumalar dilerim.
Şah MatMario Mazzanti · Sonsuz Kitap · 20219bin okunma
Naçizane Görüşüm
Puan vermedi·368 syf.··
2026 23. kitabı
piyon-vezir-şah üçlemesi basit bir anlatımla yazılmış. Kitty'nin günlüğünü okuyormuşum gibi hissettim. Hızlı okunuyor. Distopya sevenler için güzel bir seçenek. Kitabın başımdan beri Knox'la ne zaman birlikte olacaklarını merak ettim. Kitty'nin Benjamin ile konuşup içine düşen şüphe sonrasında Knox'un başına gelenlerle aydınlanışı iyi aktarılmış. Genel olarak çok büyülemiyor fakat sürükleyici bir kitap.'' ''Bu ülke insanlara aittir, yönetenlere değil.'' ''Özgürlük olamadan barış tutsaklıktır. Baskıdır. Bizi korkutmaya çalışabilirler. Ailemizle ve kendi canlarımızla tehdit edebilirler ama nihayetinde nasıl yaşayacağımıza karar veremeyeceksek, zaten hayatımız diye bir şey olmayacaktır.'' kitabın bana göre vurucu satırlarından biriydi.
ŞahAimee Carter · Ephesus Yayınları · 20172,675 okunma