Fakat yine de yaşamak zorundasın!..
Puan vermedi·210 syf.··
Beğendi
·
2026 19. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 15:06
Yaşamak nedir? Her yaşayan da yaşadım der mi son vakit? İnsan mı yaşamayı öğrenir, yaşamak mı insanı eğitir? Fugui'ye genellikle okuma sonuna kadar da bir ısınamadım. Çünkü onun bile bile yaptığı hatalar tüm hayatını hatta hem kendi hayatını hem de ailesinin hayatını çok farklı yönlere çevirdi tabi ki. İnsanın hayatı biraz da tercihlerinden yön alıyor öyle değil mi?.. Sonraa 'ne ekersen onu biçersin'. Sahi Fugui ne ekti ki ne biçecekti? Bunların yanında Jiazhen'in hâlâ ona sadık bir eş olması ve ömrünü ona adaması biraz yazık dedirtti bana doğrusu, evet. Elbette burada şartlar, dönemler, yaşanmışlıklar, öğrenilmişlikler ve belki daha neler etkilidir tabi; fakat yine de fazlasıyla fedakar bir roldeydi bu hikâyede ve tabii ki Fugui onu hak eden bir aday değildi, olamadı ki kendisi de biliyordu. Zaten son pişmanlık neye yarardı ki?.. Fugui'nin Jiazhen'e sevgi beslemesi, değer vermesi, saygı duyması, dahası bir eş olarak onu saymak için Jiazhen'in per perişan olması, rezil rüsva da olsa her şeyi kabullenmesi, her halükarda haksız ve bir dolu fedakarlık sonunda yataklara düşmesi mi gerekirdi?.. Tabii işin doğrusu gerçek sevgi olsa hani ortada bunların hangisi olurdu ki?.. Böyle bir hikaye bile çıkmazdı zaten ortaya, ilham da olmuş değil mi bir yandan, üzücü ama evet durum da bu yazık ki?.. Her hikâye bir yerden başlardı nihayetinde. Bu hikâye biraz da Fugui Bey'in tercihlerinden doğuyor. Hatta belki biraz daha derine inmek gerekir. Peki Fugui'yi yetiştirenler?.. Fugui imtihanını 'yaşarken yaşamak zorunda olarak' çekti bir yönden. İnsan sonunda ölmek istermiş de sonunda yaşadıkça teselliler bulmaya başlarmış, mesela yaşlı bir yoldaş olarak diye alınan öküz gibi, adına Fugui koysun ki kendisine benzettiği bu hayvanın hikayesinde bir nebze de aslında yanında kendisinin hayvan
Duygu ve Düşünce
YaşamakYu Hua · Jaguar Kitap · 202670,4bin okunma
Sil baştan başlayalım mı?
Puan vermedi·48 syf.··
2026 42. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 18:42
youtu.be/yjGigzkkXMM?si=... Sil baştan sevmek gerek bazen, Her şeyi, unutmak... Ve Haziran sayısı... "Bu sayı bu hayatı öyle de böyle de sevenlere... Sil baştan yapabilenlere, şarkılara, eskilere, gidenlere, dönenlere..." Yerden yere vurduğum mayısın bir sonrası: #303789894 Bazen diyorum fazla mı hassasız, umurunda değil kimsenin kötüye giden ne varsa. Neyi dert edinsek yalnız bulduk kendimizi. Neyi dert edinsek dert edinmişliğimizle kaldık. Sen kendi resmini kendin de yapamazsın, Bir açılıp bir kapanır kapılar yüreğinde, diyen Nazım Hikmet Ran'ın dizeleriyle başlıyor bu ayki sayı. Akabinde, kuşların şarkısını söylüyor Aylin Balboa, "İnsan üzülmekten hasta olabilen aciz bir canlıydı." Hiçbir şeyim yok, diyor Nermin Yıldırım, sahi, ne kadar hiçbir şeyimiz yok değil mi? Damardan giriyor Gökhan Dağıstanlı, "Suçlusu da yok suçu da yok bu hikâyenin. Bana hiç uğramayan bir hayale kanmışım." Saplantılı bir aşkın anatomisinden bahsediyor Beyhan Budak: Limerence, sıcağı sıcağına kitabını bitirmişken... #306430650 Ve şiir gibi Bedia Ceylan Güzelce, "Dünyanın bütün kapılarını yükleyip ruhun gemisine, seni bir de öyle sevmek vardı." İnsan bazen olması gerekeni değil, kendisini mahvedecek şeyi seviyor. Gitme iki gözüm, "Mauro Emanuel İcardi Rivero" youtube.com/shorts/kpxnhBAW... "Yüz kere Eyşan, bin kere Eyşan diyen Ömer gibi, yüz kere Icardi, bin kere Icardi." Toksik bir ilişkinin dışavurumu gibiydi Hilal Serbes'in yazısı. "Can Kırıkları" çıktım "Hangi Şebnem Şarkısısın" anketinde. Hiç kimseye huzur yok, derken Murat Menteş, Ferdi Tayfur düştü aklıma, "Huzurum kalmadı, şu fani dünyada." Günün Hikâyesi'ni anlatıyordu Cem Davran, zihnimin arka fonunda Ferdi Baba
Dergi
Kafa Dergisi - Sayı 141 (Haziran 2026)Kafa Dergisi · Kafa Grup Yayıncılık · 202628 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Çocukluğun derin yaraları
Puan vermedi·248 syf.·
2026 32. kitabı
Her çevirdiğim sayfada çocukluğumdan bir duygunun yutkunma sesini boğazımda hissettim. Sahi insanın çocukluğu ana vatanı mıdır? Sonrasında yaşananlar,yaşadıklarımız o yüzden mi bizi memnun edemiyor ya da mutlu edemiyor. O kadar çok soru oluştu ki zihnimde. Uzun bir süre etkisinden çıkamayıp düşüneceğim satırların olduğu kıymetli bir kitap olacak. - Biz insanlar çoğu kez içinde bulunduğumuz zaman diliminde mutsuz,huzursuz hissettiğimiz anlarda zamanı durmuş gibi hissederiz. Ancak belki yaşanan olaylar ve durumların bu şekilde olması bizi daha kötü yasantilardan uzaklastirmak için olamaz mıydı? Sahi biliyor muyuz zamanın yansımalarının hangi şekillerde karşımıza çıktığında hangi tepkileri vereceğimizi ve o tepkilerle gerçekten kendimiz olabileceğimizi?? Kim bilir ki ? - Üzüldüğüm bir başka nokta ise bir çocuğun her yutkunmasinda tatlıların onda bıraktığı etki. Tatlının bir çocuk için bu kadar hüzünlü hale gelmesi ne kadar üzücü. -Babaanne,dede sıcaklığı ile dolu ev ve o sıcaklığa tekrar dönüş. ~Dedim ya çocukluk insanın ana vatanıdır. Bu ana vatana sahip çıkıp korumalıyız ama o anavatanı iyileştirmeyi de unutmamalıyız. Altı Harfli Bir Tatlı Şermin Yaşar
Altı Harfli Bir TatlıŞermin Yaşar · Doğan Kitap · 202513,7bin okunma
10/10
·112 syf.··
Beğendi
·
2026 50. kitabı
YAKAZA DÜŞLERİ ~ İBRAHİM ZAHİD ALTAY İçerik; Öykü Büyülü gerçekçilik İbrahim Efendi’nin asırlar süren yolculuğu Tarihi olaylar, mitolojik yansımalar Arayış, yolculuk, mizah 112 sayfa Selam dostlar… Bir süredir öykü kitabı okumuyordum. @ibrahimzaltay dan #yakazadüşleri ne başladığımda beni farklı farklı öyküler bekleyecek sandım fakat durum öyle değil. Baştan sonra tek bir öykü var fakat aşılar süren bir uzun öykü Nasıl mı? İbrahim Efendi adında biraz alim biraz mecnun, azıcık meraklı çokça vicdanlı, hakikatin peşinde diyar diyar dolaşan bir kulla yollarım kesişti. Hayatın özünü içinde barındıran Han ırmağının kenarındaki ağacın gölgesinde serinlerken köklerine çekildik aniden. Fakirhanelerden girdik, dergahlardan çıktık. Varoşlarda gezindik, saraylarda yaşadık. Kâh Dede Korkut’tan masallar dinledik, kâh Olimpos dağında felsefe yaptık. Yedi iklim, diyar diyar gezdik. Savaşlar oldu, devletler yıkıldı, analar ağladı, sevenler kavuşamadan öldü. Her gittiğimiz yerde bir şey öğrendik. Sevdiklerimizi gece gündüz demeden koruduk. Bize sırt çevirenlerden lafımızı esirgemedik. Çağları aşan, diyarları dolaşan, devletlere misafir olan bu İbrahim Efendi ile nice kelam ettik de bu uzun yaşamın sırrını sormayı unuttuk. Sahi, tüm çağlarca tanıklık eden kimdir? Ben bu eseri farkı özünde barındırdığı için ayrı sevdim. Okurken İbrahim Efendi’nin kanatlarının altındaymış gibi hissediyorsunuz. Bu özdeşleşmeyi sevdim. İnsan beyninin sınırlarını aşan büyülü bir atmosferle tarihi harmanlamak büyük cesaret ve övgüyü hak ediyor. Ben çok sevdim hem bu uzun öyküyü hem de İbrahim Bey’in anlatımını. Size de tavsiyemdir efendim Okuma listemin 1688.kitabı… Eseri Melis Ünler nın #cevizinseçkisi etkinliğinde “Bitkili kitaplar” okuması için ve yine Melis’in #kısakısaokuyoruz
Yakaza Düşleriİbrahim Zahid Altay · Sahi Kitap · 202514 okunma
Kaçan kovalanır hiç şaşmaz...!
10/10
·276 syf.··
2026 64. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2026 01:06
Anlatmaya nereden başlasam bilmediğim için ortasından başlamaya karar verdim. Tarık Tufan ile yıllar önce tanışmış sadece bir kitabını okuyup rafa kaldırmış beş yıl sonra yollarımız yeniden kesişmiş ve kitaplarının hepsini okumuş bulunmaktayım. Bazıları sevdim bazılarına da çok bayılmadım yalan yok. Ama Şanzelize Düğün Salonunu sevdim bence. Ana karaktere çok kızsam da her şeydi aslında sonuna ne oldu sahi? Pat diye bittin ve bir süre sessizce bakışmamıza sebep oldun, hayır istediğin bu muydu bilmiyorum. Adamın annesini kaybetmesini sonucu yaşadıklarından Eda'ya aşık olması ve onunla birlikte yaşadıkları yaşayamadıkları her şey var içinde... Ve bir kadın, kadın için göze alınanlar. Adam kadına deli gibi aşık kadın da başkasına şaşırdınız mı? Üstelik kadın her sorun yaşadığında soluğu adamın yanında alıyor. Ah Eda diyenleri duyar gibiyim. Ama sonuç olarak ne diyoruz, kaçan kovalanır ve asla şaşmaz. Acaba neden böyle seni düzgünce seven sarıp sarmalayan biri varken seni döven, aşağılayan, ciğeri beş para etmez insana gidersin ki?
Şanzelize Düğün SalonuTarık Tufan · Doğan Kitap · 20248,6bin okunma
Şimdi tam da "Ah!" çekme vakti...
Puan vermedi·76 syf.··
2026 12. kitabı
Ah benim nergis kokulu cehaletim... Ruj lekeleri bıraktın bardaklarda Anlamak isterdin kendini durmadan Bir bardağa bile olsa. Ne diyecektim, ne söyleyecektin Şairlerin şahı olsan, Bir AH'dan başka. Ah benim nergis kokulu cehaletim Bana yıllarca, bunca sözü boşa söylettin. Ah! En sevdiğim kadın şairlerden biridir kendisi. Varlığıyla bile bize büyük şeyler katan bu kadını hürmetle anmak gerek. Ne güzelde dizelere dökmüş şairlerin şahı bile olsan anlatamayacağın şeyler olduğunu... Mekanı cennet olsun inşallah.
Ah'lar AğacıDidem Madak · Metis Yayıncılık · 202126,3bin okunma