Samet Çalışkan

Samet Çalışkan
Edirne
2 Haziran
351 okur puanı
Mart 2020 tarihinde katıldı
Hangi kıtlık?
Puan vermedi·400 syf.·
2021 124. kitabı
"Başarı için ömürlerinin bir bölümünü bedel olarak ödemeyenler, başarısızlığın bedelini bir ömür boyu öderler." -Mustafa Keser Bir arkadaşımın sosyal medya üzerinden gönderdiği bir paylaşım üzerine alıp okuma teşebbüsünde bulunduğum bir kitaptı, İnci ARAL. Yeni Yalan Zamanlar" üçlemesinin son kitabıymış, “Safran Sarı”. Kitap, insan ilişkilerinden, insanın kendisiyle olan ilişkisine değin yazarın kozmosunda vahşi bir sürükleniş... Burada tek çıkar yol, razı oluş. Ve susuş. Kendi iflah olmaz açlığını doyurmaya çalışan bir sürü insan. Savaş tacirleri... Sanal ortamda gerçekliği arayan ve bunu zorlayan insanlar, Geleceğe dair perspektifini yitirmiş insanlar... Kendi ayakları üzerinde durmuş, durmaya çalışan sıradan insanları, sistemin kötü yola sürmesi. İnsan onurunun ayaklar altında çatır çatır ezilişi. Kurumuş bir sonbahar yaprağı gibi. Cinselliğin, insanların sefilliğinin, kararsızlığının acımasız bir kapitalistlikle sömürülüşü. Buna “dur” diyebilecek birilerinin çıkamayışı. İnsanların güç peşinde, mutlak bir unutma peşinde kendi benliğinden mülteci olarak kaçma girişimleri. Oysa eskiden şiir yazıyorlardı. Hâlâ şiir yazanlar var. Öyle değil mi Sarıbenek? Romanın içinde aşk var mı? Romanın içinde değişik bir duygu savaşı var. Hayalî ve Melike Eda arasında olanları anlayabilmek için Freud'un kavramlarına ihtiyacım var belki ama onlardan ne yazık ki yoksunum. Vokan ile Melike Eda arasında olanlar sonra Eylem'e yani Mutena'ya kendini kaptırışı. Volkanın saymakla bitmez eski ilişkileri, en sonunda "Yasemin" ama ne kadar Yasemin? Mutena'nın eski ilişkileri, Eylem'in garsiyonerlik yaptığı zaman hissettikleri, bedenine yabancılaşması. Sonra Melike Eda'nın ilişkileri ve onun Nedim'i? Nedim'in melankolikliği acı bir sezişle parlamakta olan bir nokta gibi hâlâ bende. Yer
Edebiyat
Safran Sarıİnci Aral · Kırmızı Kedi Yayınevi · 2011954 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Giriş bölümünden
Puan vermedi·192 syf.·
2021 122. kitabı
Bu kitap, toplumsal sorunların, siyasal çatışmalar arasında gözden kaçabilecek yanları üzerinde duran denemeleri içine almaktadır. Bu kitap özellikle, düşünce alanında aşırı derecede örgütlenme ile eylem alanında aşırı gayretkeşliğin tehlikesine parmak basmaktadır. Bu kitap benim Faşizmle de, Komünizmle de neden aynı görüşte olmadığımı ve her ikisinin ortak yanından nerede ayrıldığımı açıklıyor. Denemeler, bilginin öneminin sadece bilginin doğrudan doğruya uygulama alanındaki yararlılığından ileri gelmeyip, aynı zamanda onun insan kafasına geniş ve derin bir düşünce alışkanlığı kazandırmasında da bulunduğu tezini ileri sürüyor; bu esastan bakıldığında, zamanımızda "yararsız" etiketi yapıştırılan birçok bilgide yarar bulunabilir. Bu kitapta, mimarlığın çeşitli toplumsal sorunlara, özellikle de küçük çocukların iyiliği ve kadınların durumu sorunuyla ilişkisi üzerinde bir tartışma yer alıyor. Siyasetten uzaklaşan kitap, Batı medeniyetinin belirgin nitelikleriyle, insan ırkının böcekler tarafından yok edilmesi ihtimallerini tartıştıktan sonra, ruhun mahiyeti üzerine bir tartışmayla son bulmaktadır. Kitaptaki denemeleri birbirine bağlayan genel tez, dünyanın hoşgörüsüzlükten, bağnazlıktan ve yanlış yolda bulunsa bile canlı bir eylemin beğenilmesi gerektiği inancından çok çektiği; halbuki son derece karmaşık modern toplumumuz da ihtiyacı duyulan şeyin, dogmaların gerçekliğini araştırmaya hazır serinkanlı bir düşünüş ile en bağdaşmaz görüşlere bile hakkını verebilecek bir kafa özgürlüğü olduğu tezidir. B.R.
Felsefe
Aylaklığa ÖvgüBertrand Russell · Cem Yayınevi · 20211,592 okunma
Puan vermedi·520 syf.·
2021 21. kitabı
Meğerse olmayacakmış, ne bir gelen ne giden. Meğerse her şey yalanmış, sevgilim. O büyük öykünmelerin, o huşu içinde yaşanılan tereddütlerin ardında; güçlü olduklarına inanan fakat korkaklığın semeresi olan ahlakçıl maskelerinin altına kazınmış donuk tahakkümlerden, çeşitli yaşama kabızlıklarından ibaret kendilerine bir nebze olsun saygısı olmayan insanlardan örülü sırça bir köşk varmış. Onların gözünden hayat bir oyun, insan da pespaye bir dekordan başka bir şey değilmiş. Söyler misin? Bundan sonra nasıl; yani nasıl devam edebilirdim yaşamıma? Bu gerçeği yadsıyarak. Bu vahşi çağrıya kulak vermemezlik edebilirim nasıl? O resmî propagandalarınızla inanacak bir şey bırakmadınız ya bana! Yaşama arzuma rağmen karanlığın derinliklerine kulaç atmak dışında.
Edebiyat
Martin EdenJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025134,7bin okunma