Zira yürüdükçe yaşlanıyordu ve ölüyordu belki de. Zira ölüm aniden olan bir hâl değildi. Yaşamak demekti esasında ölmek. Yavaş yavaş ölmenin adına yaşamak denmişti.
Kalbime küçük ve hasta bir çocuğa bakar gibi bakıyorum; her arzusunu yerine getiriyorum. Bunu başkalarına söyleme; bundan dolayı beni ayıplayacak insanlar çıkabilir.
Hepimiz susalım, sözlerin işe yaramadığı anlar vardır, keşke bende ağlayabilseydim, her şeyi gözyaşlarımla söyleyebilseydim, anlaşılayım diye konuşmak zorunda kalmasaydım.
İnsanların neler yapacağı ya da yapmayacağı önceden bilinmez, beklemek gerekir, zamana zaman tanımak gerekir, zaman hükmeder, zaman, kumar masasında karşımızda oturan oyuncudur ve oyunun bütün kartları onun elindedir, bizler ancak hayatımızı verirsek bir şey elde ederiz.