Çocuğumuzun varlığı bizimkinden ne kadar bağımsızsa o kadar iyi bir anne-babayız demektir. Terapinin amacı da, kişinin duygusal, düşünsel, her anlamda bağımsızlığını edinmesidir. Nitekim Jung da, kişinin hayatının amacının kendisini Anneden bağımsızlaştırmak olduğunu söylüyor.
Bizimle tıpatıp aynı şeyleri duyan, düşünen, aynı şekilde var olan bir çocuk, ilerleme anlamına gelmez, yeni, gerçek bir çocuk değildir. On sene sonra şu an olduğumuz kişiyle aynı kişiysek, düşüncelerimizde hiçbir değişiklik olmadıysa bunun, yerimizde saydığımızın kanıtı olduğu gibi.
Bir benzerlik kurmak gerekirse, insanın acısı gazın hareketine benziyordu. Belli miktarlarda gaz, boş bir kutuya pompalandığında kutu ne kadar büyük olursa olsun onu tamamen ve eşit dağılım göstererek doldurur. Aynı şekilde ısdırap da ister küçük ister büyük olsun insan ruhunu ve bilincini tamamen doldurur. Bu yüzden de insan ısdırabının 'boyutu' tamamen görecelidir