Devamsızlık yaparak zehirleniyorsun. Yarım bıraktığın her şey ile kendini zehirliyorsun. Başladıklarını bitirmiyorsun. Sen kendine inancını bu yüzden yitiriyorsun. Temiz sayfa açıyorsun. Hatta yeni defter alıyorsun. "Artık" ile başlayan sözler veriyorsun ama puf! Yine gitmiyorsun o kursa, spor salonuna, yine arıyorsun o geçmişteki insanı, yine bozuyorsun kendine ettiğin yeminleri, verdiğin sözlerini. E peki ne zaman yeni bir sen olacaksın?
Geçmişten gelen "keşke"ler ve geleceğe yansıyan "acaba"lar seni mahvediyor. Hep o anın dışında yaşıyorsun. Birisi ile mutluyken bile kendine yakıştırmıyorsun. Hep "Neden?" diye sorguluyorsun. Senin başına gelen güzel şeylere layık olmama veya olamama endişesi ile hayatı kendine zehir ediyorsun. Lütfen her gittiği yerde instagram için hikaye çekmeye çalışanlar gibi olma. Başkaları için yaşama. "Onlar ne der?" diye yaşama.
Nasıl çözeceksin? Sorunlarını, kaygılarını parçalayacaksın. Neden kaçıyorsun, neyi bekliyorsun, neyi istiyorsun? Erteleyip halının altına süpürerek sadece besliyorsun onları.
Öte yandan, hayatta bazı şeyleri sadece oturduğun yerden beklemek de seni kaçınılmaz olarak kafaya takma sorunuyla baş başa bırakır, üzgünüm. Bir şeyin olmamasından şikayetçiysen, olması için yeterince uğraştığından emin olup olmadığına bakmak zorundasın. sen kendini hayata dahil etmedikçe kimse seni kolundan tutup dansa kaldırmayacak, hayat düşündüğün gibi ilerlemiyor.