Neden bu işi, bu kariyeri seçmeliyim? Seçtiysem de neden vazgeçip kendi işimi kurmuyorum? Sadece para mı sebep? Yoksa başkasının bana inançları mi? Onların ne der korkusu mu?
Mutluluk, arkasından koşmakla yakalayabileceğin ya da mumla arayıp bulabileceğin bir şey değildir. Mutluluğunu kendi farkındalığından doğurursun. Aynada kendi gözlerine bakıp kendi ellerinden tuttuğunda, kendini kabul ettiğinde ve o yansımada gördüğün her şeyden memnun olduğunda, senin içinde doğup dışına dökülen bir nehirdir mutluluk. Sen o nehrin kaynağını kurutmadıkça, emin ol o içinden geçtiği her yere kendisinden bir yaşam parçası bırakacak.
İstemek yeterli mi? Yarın yeni bir dil öğrenmeye ya da diyete başlayabilir misin? Başarısızlıklarını kariyerin ya da hayatın için unutabilir misin artık? Devam edebilir misin yeni bir adım daha atmak için? Sanmıyorum...
Niye mi? Çünkü şikayet etmek ve başarısızlıkları başkalarına, zamana ya da farklı faktörlere bağlamak daha kolay. Seni yarın yola çıkıp bir yere gitmekten alıkoyan ne? Aile? Para? Zaman? Hepsi mi? Hayır, yalnızca korkaklığın! İhtiyacın olan tek şey, cesaret. Çünkü sonuçlar ve gerçekler ile yüzleşmek cesaret ister.
Bilirsin sana çıkmayacak ama öncesi güzeldir. Zaten o bileti sana aldıran güç de, hayal kurma gücündür. O bilet ile birlikte sana satılan hayallerin ve umudundur. İşin garibi, zaten sahip olduğun bir şeye para ödemendir.