Bir sözlük kitabına sahip olmak, kişiye edebi veya felsefi kültür vermez. Fikirlerimizin canlı bir bütün hâlinde bazı fertlerin zekâ ve hafızasında toplanması lazımdır. Bu suretle, insanlığın kendini daha iyi tanıması için yaptığı ve yapacağı çabalar verimli olur. Kendimizi bilmek ilmi, geleceğin eseri olacaktır.
Yüksek ahlakın tamamının özünde sıdk vardır. Güvenilir olmak, aldanmayı engelleyen bir doğruluktur. Hüsnüzan, kötümserliği örten bir doğruluktur. Adalet ve hakperestlik, dengeleri sağlayıcı bir doğruluktur. Tevazu eğilerek, izzet ise dik kalarak insanı yücelten bir doğruluktur.
Sıdk, sadece yalan söylememek de değildir. Alay etmemek, birini çekiştirmemek ve gıybet etmemek de sıdkın kapsamına giriyor. Bir kişinin hoşlanmadığı bir doğruyu arkasından konuşmak olan gıybet de sıdka zarar veriyor.
En beğendiğim sıdk tariflerinden birini Seyyid Şerif Cürcânî yapıyor. Ona göre sıdk, dil ile dışa vurduğumuza mutlaka hem kalp hem de iş/fiil ile gerçeklik kazandırılmasıdır.