Fazla gaza gelip işle ilgili verdiği yöndemler ile bu ülkede ne kadar geçerli bilemem. Ancak içerisinde olumlu şeylerde var neresinden pay biçersen biç insan bazen 7’sinde neyse 70’inde odur değişmez kalıpları vardır karakteri fikirleri değişmez zaman kaybı en azından ben öyle düşünüyorum
Elbette kitabı bir kritikçi veya eleştirmen olarak okumadım İstifade etmek için okudum. Bam başka hayatlar okudukça, kendimin sıkıntı olarak gördüğüm ne varsa hepsi hafif gelmeye başladı. Okudukça nasıl hayatlarda varmış diye düşünmeden duramıyorum. Beni çok etkiledi ve çok bilgiler öğrendim. O bir romandan ziyade Acılarla geçen bir hayat öyküsü, Hz. Peygamberimizin hayatı ve Ebu’l As ile Zeynep’in Aşkı….
Kitabın konusuna gelince, bu bir aşk kitabıydı. Zeyneb’in sabrı, teslimiyeti, tevekkülü, ayrılığı, hasreti, dökülen gözyaşları ile teyzeoğlu Ebu’l As’ın Zeyneb’i çok sevmesine rağmen, inatçı gururunun yol açtığı ayrılıktan doğan çileleri anlatıyordu.
Bu kitap bana çok şeyi düşündürdü bir çok fikirlerim buradakiler ile aynı ama gerçekler çok farklı Herkesin içinde kalan bir eksik yanı vardır mesela aklındaki yaşamak istediği hayat başka yaşadığı hayat bambaşka ama nedense biz insanlar her şeyi garanti altına almayı çok severiz yarınların planını gelecekten o kadar emin bir şekilde yarınların hedefinde koşturup duruyoruz anı yaşamayı bıraktık aile ile aramıza işi soktuk koşturup duruyoruz
Hayır dediğimiz kadar evet diyen bir milletiz. Evet Katıldığım noktalardan çok katılmadığım noktalar da var, Bu kitapta sanki kültürlerimiz gelenek ve göreneklerimizden uzaklaştırmaya yönelik yazılmış, bizler birbirlerine yardım etmeyi seven vicdanlı insanlarız onlar gibi olamayız kitabın içersinde ahlaktan saygı göstermekten hiç bahsedilmemiş en azından buralarada yer verilmeliydi, benim fikrim bu yönde bana katılabilecek en az %80’ niz de böyle düşünüyordur diye umuyorum...
Stefan Zweıg yine kısa ve öz hiç sıkmadan anlatmak istediği herşeyi anlatmış.
Kısaca olayın sadece başını özet geçeyim.Evli bir kadın hem de 2 çocuk annesi.8 yıl boyunca evlilikleri müthiş bir şekilde ilerlerken birden evlilikleri bozuluyor aslında bozulmaya başlıyor diyebiliriz.Bunun sebebi bir erkek. Irene kendini birden piyanistle bir olayın içinde buluyor.Zaman zaman piyanistle buluşup görüşüyorlar.Bir gün birine yakalanıyorlar.Kocası ve başkaları kadında bir degişiklik oldugunun farkındalar,itiraf etmesine yardımcı olmaya çalışıyorlar fakat kadın itiraf etmiyor. Burdan sonra olaylar daha da büyümeye başlıyor.
Bana göre akıcı bir kitaptı diyebilirim.