Babama muhtaç değildim, o olmadan da hayatımı sürdürmenin bir yolunu buluyordum ama bir babanın kızına söyleyeceği birkaç şefkatli söze muhtaçtım. Şefkatli sözlere…
Su daha önce hiç içmediğim kadar soğuk ve temiz: Babamın bırakıp gidişinin tadı var suda; hiç orada olmayışının, gittikten sonra bana ait hiçbir şeyin olmayışının tadı.
Gerçeklikle gölge arasındaki duman rengi dar koridora sıkıştık, kış uykusu kadar uzun süren bir suskunluğa hapsolmuş, deliliğin ve huzursuzluğun mayınlı sınırlarında başıboş dolanıyoruz.