Yeryüzündeki tüm beyinler -insan beyni de dahil olmak üzere- çevrede olup bitenleri olduğu gibi görerek değil, onları kendi yararlarına göre yorumlayarak evrimsel açılan daha başarılı oluyorlar. Yapılan bütün simülasyon çalışmaları, çevreyi kendine göre çarpıtan ve çevreyi sadece işine yarayan kısmı ile algılayan beyinlerin daha avantajlı olduğunu gösteriyor. Biz de bu kuraldan ârî olmadığımız için zihinsel yapımız dış dünyayı temelde böyle bir tiyatro sahnesi gibi şekillendiriyor.
Aslında her şey sana, bana, bize göründüğünden çok daha farklı olabilir. Evet, gördüğün gerçekliği sadece ve sadece senin zihinsel kabullerin senin zihinsel kodların yaratıyor
Gerçekliğin doğası her ne olursa olsun, biz kendi zihnimizde oluşan ve kendini benliğimizle içinden geçtiğimizi tahayyül ettiğimiz gerçeklikten sorumluyuz. O gerçekliğin şartlarının ne kadar elimizde olduğunu fark edersek, hayatımız o kadar derinden değişir. Algını geliştirdikçe, gerçekliğin de değişecek.
(Durum bu kadar karışıkken olabildiğince algılarımızı duygularımızı düşüncelerimizi geliştirmemiz gerekiyor)