Düşünün: "Kur'an'ın çevirisini okumak, Kur'an'ı okumak yerine geçmez; çünkü Türkçe çevirisi, Arapça Kur'an'ın anlamını bütünüyle veremez; ancak, Kur'an'ın Arapça'sını, sözlerinin anlamını hiç bilmeksizin yalnızca seslendirmek, Kur'an okumak yerine geçer; Kuran'ı anlamanı bilmeksizin dinlemek bile, Kur'an dinlemek yerine geçer," demişlerdir. (Sayfa155)
Şu halde, Tevrat'ı yüklenip de, sonra da onun yükümlülüklerini yerine getirmeyen Yahudiler, Tanrı gözünde "yazmalar yüklenmiş eşekler" e benziyor ise; eğer Tevrat'ın bir benzeri olan Kur'an'ı yüklenen Türkler, bu Arapça yazmaları öncelikle kendi öz dillerine çevirip anlama ve gereğini yapma yükümlülüklerini yerine getirmezlerse, onlar da "Arapça yazmalar yüklenmiş eşekler" e benzemezler mi? Benzerler. (Sayfa 174)