Tracy'ye vardık.
Tracy bir demiryolu kasabasıdır. Akşamlan frenciler rayların kenarında her zamanki yemeklerim yerler, trenler inleyerek vadiyi geçer, güneşin batması uzun sürer ve kırmızı olur. Vadinin sihirli isimleri birer birer akõp gidiyordu yanımızdan: Manteca, Madera ve ötekiler. Birazdan alacakaranlık çöktü, üzüm gibi bir alacakaranlık, mor bir alacakaranlık, uzun kavun tarlalarının ve mandalina bahçelerinin üstünde. Güneş, ezilmiş üzüm rengi, Burgonya şarabı kırmızısıyla çizgi çizgi yarılmış. Tarlalar aşk rengi, İspanyol esrarı rengi. Başımı pencereden dışarı çıkardım, mis gibi kokan havayı derin derin soludum.