Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin açıldığı dönemde Anadolu'daki; bir İtalyan belgesine göre 14.606 bir Türk kaynağına göre 17.900 askeriyle İtalya'da, işgalci bir devlet olmasına rağmen Ankara Hükümeti tarafından "kötünün iyisi" olarak görülmüştür. İtalyanların Anadolu hareketine bakışları, işgal politikaları ve Heyet-i Temsiliye döneminde milliyetçilere yardım etmeleri, Türkiye Büyük Millet Meclisi ile İtalya arasında, diğer İtilâf Devletleri'ne oranla daha dostça ilişkilerin kurulmasına ortam hazırlamıştır.
Barış Konferası'nın Yunanistan'a İzmir'e asker çıkarma izni vermesi İtalya ile müttefikleri arasında gerginliğe yol açtı. Bunun üzerine İtalya, Türkiye politikasını müttefiklerinden bağımsız hale getirdi. Bu kararın sonucu olarak İtalyanlar, daha önce işgal ettikleri Antalya'ya ek olarak, Ege işgal kuvveti komutanı General Elia komutasında Fethiye, Bodrum ve Marmaris'i 11 Mayıs 1919 günü işgal ettiler. İşgallerine devam eden İtalyanlar; Kuşadası ve Selçuk istasyonunu 14 Mayıs, Güllük iskelesini 16 Mayıs, Söke'yi 17 Mayıs, Milas'ı 2 Haziran, Çine'yi 5 Haziran, Burdur'u 28 Haziran ve Muğla'yı 23 Temmuz 1919 tarihinde işgal ettiler.
Türklerle İtalyanlar arasındaki doğrudan ilk ilişki, 5'inci yüzyıl ortalarında Hunların Roma kapılarına kadar ulaşmalarıyla olmuştur. Bu iletişimin günümüze uzanan kalıntıları; İtalyan edebiyatına ve sahne sanatlarına hâlâ malzeme vermektedir. İtalyanların ve genelde Avrupalıların Türklere karşı bilinç altı ön yargısını ifade eden "Mamma li Turchi!" (Anneciğim, Türkler!) deyimi de o dönemden kalma bir ifadedir.