“Kendimi hep aynı halde bulundurmak elimde değil. Tabii bir sarhoşlukla, salına serpile yürüyüp gidiyor. Onu belli bir noktada, canımın istediği bir andaki haliyle alıyorum. Duruşu değil, geçişi anlatıyorum: Fakat yaştan yaşa yahut halkın dediği gibi “yedi yıldan yedi yıla” geçişi değil, günden güne, dakikadan dakikaya geçişi. Hikayemi saati saatine yazmam gerekiyor. Az sonra değişebilirim. Yalnız halim değil, amacım da değişebilir.”
“…Fakat aydınlanmış çağlara yaklaşıldıkça, olağanüstü şeyler, her evrede bir parça daha azaldığı için biz de yavaş yavaş bu gibi şeylerde esrarlı veya doğaüstü denebilecek bir yön olmadığını, aksine belki her şeyin, insanların olağanüstü olan eğiliminden ileri geldiğini ve bu eğilimin, zaman zaman sağduyu ve eğitimle geme vurulabilmesine rağmen, insanın tıynetinden hiçbir zaman tamamıyla sökülüp atılamayacağını öğreniriz.”
“Zira her şeyi kendi doğrudan doğruya isteme yoluyla meydana getirecek yerde, daha aşağı yaratıkları oldukça kudretle giydirmek, Tanrı’da herhâlde daha fazla gücü gösterir. Büyük Yaratan’ın, bu olağanüstü makinenin parçalarını her an düzeltmesi ve türlü çarklarını nefesiyle canlandırıp hareketlendirmesinden ise dünya sistemini, birden, Yüce Tanrı’nın bütün maksatlarına, kendiliğinden hizmet edebilecek biçimde tam bir öngörüyle kurmak, elbette ki daha üstün bir bilgeliğe işaret olsa gerektir.”
“Kesin olan şu ki mesafe, her ideanın gücünü azaltır ve herhangi bir objeye yaklaşmamız üzerine, bu obje kendisini duyularımıza açmazsa bile, zihin üzerinde doğrudan doğruya bir işlemini taklit eden bir etkiyle işler. Herhangi bir obje üzerinde düşünüş, zihni, hemen ve kolayca bu objeye bitişik olana götürür; fakat zihni, üstün bir canlılıkla kavrayan, yalnız ve ancak herhangi bir objenin fiilen varlığıdır. Örneğin ben, evimden ancak birkaç mil ötede bulunduğum zaman, evimle ilgili olan her şey, bana evimden iki yüz saatlik uzaklıkta bulunduğum zamana oranla daha fazla etki yapar. Bununla beraber daha uzak bir yerde bulunduğum zaman da arkadaşlarımın ya da ailemin yakınında olan herhangi bir şey üzerinde düşünmek, doğasıyla bende bunlara dair idealar meydana getirir.”