Osmanlı yönetimi, 1890'ların ortalarında, sistematik olarak Ermeni kırımını başlattı. Rus kaynaklarına göre, sadece 1894 ve 1896 yılları arasında, 300 binden fazla Ermeni öldürüldü. Pek çok Ermeni yurtdışına kaçarak hayatını kurtardı.
Bu süreçte, Hamidiye Alayları da kullanıldı.
Fakat, Hamidiye Alayları'nın oluşumu, sanıldığı ve beklendiği gibi Kürtler tarafından coşkuyla karşılanmadı. Kuşaklar boyunca Osmanlı'nın saldırısına uğramış, talanlar, katliamlar yaşamış olan Kürtler, Hamidiye Alayları'nı Osmanlı'nın kılıcı, düşman gücü olarak görüyor, uzak duruyor, kaynaşmıyor, istenilen oranda katılım olmuyordu. 53 büyük aşiretten, sadece 13'ü katılmayı kabul et mişti. Çoğunluk, haskılara rağmen katılmıyordu. Baskılar, yer yer
silahlı çatışmalara neden oluyordu. Bu yüzden alaylar, hiçbir zaman istenilen kadroya ulaşamadı, planlandığı halde, tugay ve tü menler kurulamadı.
Bir Rus yazarının deyimiyle, "Sultan'ın, Ermeni sorununu Kürtler eliyle çözme niyeti, sonunda bütünüyle iflas ediyor"du.