Kontes geri geldiğinde bırakın iki eski dost gibi olmayı, kendilerini anlamayan bir kalabalığın içinde yalnızca birbirini anlayan olağanüstü iki dost gibi sohbet ediyorlardı.
Yönetimin adaletsizliğinden, zavallı insanların çektikleri acılardan, halkın yoksulluğundan söz ediyorlardı ama aslında bu konuşmanın altında gizlice birbirine bakan gözler durmadan, "Beni sevebilir misin?" diye soruyor, "Sevebilirim." diye yanıtlıyordu ve cinsel duygu, en beklenmedik ve en sevinçli biçimlere bürünerek onları birbirine çekiyordu.
"... bu arada her insanın başka insanların zararına sadece kendi çıkarı için kaygı duyduğu gerçeği kahyanın kafasına öyle bir yerleşmişti ki Nehlüdov topraktan kazanılacak tüm gelirin köylülerin ortak sermayesini oluşturacağını söylediğinde bu işte anlamadığı bir şey olduğunu düşünüyordu."
Genellikle bir hırsızın, katilin, hafiyenin, fahişenin yaptıkları işin kötülüğünü kabul ederek bu işten utanacakları düşünülür. Oysa tam tersi olur. Kaderin ve işledikleri günahlarla yaptıkları hataların sonucunda malum duruma düşmüş olan insanlar, ne kadar yanlış olursa olsun, kendilerine öyle bir yaşam görüşü oluştururlar ki, içinde bulundukları durum onlara iyi ve saygın bir durum olarak görünür. Bu görüşü desteklemek için de yaşamla ve bu yaşam içindeki yerleriyle ilgili oluşturdukları anlayışın kabul gördüğü bir insan çevresinde bulunurlar içgüdüsel olarak. İş, becerikliliğiyle övünen hırsızlara, ahlaksızlığıyla övünen fahişelere, acımasızlığıyla övünen katillere gelince şaşırıp kalırız. Ama bu şaşkınlığımızın nedeni sadece bu insanların çevresinin, ortamının sınırlı bir çevre ve ortam olması ve asıl önemlisi de bizim bu çevrenin dışında bulunmamızdır. Ancak zenginlikleriyle yani yağmacılıklarıyla övünen zenginler, zaferleriyle yani işledikleri cinayetlerlerle övünen komutanlar, güçleriyle yani zorbalıklarıyla övünen hükümdarlar için de aynı şey geçerli değil midir? Bu insanların durumlarını haklı göstermek için yaşam anlayışlarını, iyilik ve kötülük anlayışlarını çarpıttıklarını görmememizin tek nedeni, bu tür çarpık anlayışlara sahip insan çevresinin daha geniş olması ve bizim de bu çevreye ait olmamızdır.
Bütün insanlarda olduğu gibi, Nehlüdov'un içinde de iki insan vardı. Biri, başkalarına da yarar getirecek iyilikler peşindeki ruhsal insan, diğeri yalnız kendisi için iyilik arayan ve bu iyilik için dünyanın bütün iyiliklerini gözden çıkarmaya hazır tensel insan.