Samet

Samet
@sameetd
Always look on the bright side of life
"Sevgili çocuk, asıl hayatlarında yalnız bir kere seven insanlar yüzeyseldir. Onların sadakat, vefa diye addettikleri şeye ben alışkanlıktan kaynaklanan rehavet ya da hayalgücü eksikliği diyorum. Zihinsel dünya için tutarlılık neyse duygu dünyası için de sadakat odur; yani yenildiğinin resmidir. Sadakatmiş! Bir ara üzerinde düşüneyim. İçinde sahip olma arzusu da var. Başkasının kapacağından korkmasak kaldırıp atacağımız öyle çok şey var ki. Neyse, ben seni bölmeyeyim. Anlatmaya devam et."
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Ne düşündüğümü söyleyeyim mi sana, Söyle, Bence biz kör olmadık, biz zaten kördük, Gören körler mi, Gördüğü halde görmeyen körler.
Bütün bunları düşündükçe beynim çatlayacakmış gibi oluyor Minas Efendi. Ve bunları düşünmeden yapamıyorum. Beynimi ne kadar zorlasam da şu söylediğimden başka sebep bulamıyorum. Bütün bu insanlar yetersizliklerini alıyor, yanıldıklarını anlıyor, aczlerini anlıyor, böylece de alttan alta kendilerini hor görüyor, kendilerine düşman oluyor, sonra da kendilerine hor bakan insanlar vahmedip onlara düşman kesiliyorlar. Tek avuntuları, tek gururları bu düşmanlıklar ve düşmanlık etrafında gruplaşmalar. Bakmayın siz onların kendilerini haklı sanmalarına ve hâk nâralarına, bakmayın kendilerini üstün sayıp elâaleme tepeden tepeden bakmalarına... Hepsinin içinde tâ derinliklerinde ne irin sızıntıları var.
Zaten, Neşet Sabit için bu kadın, bir manzara değil bir atmosferdir. Kendine mahsus bir tatlılığı, bir kokusu bir aydınlığı olan atmosferdir ve Neşet Sabit ancak bunun içinde mesut olmaktadır. Kendini, ancak, bunun içinde rahat, ferah ve dinç hissetmektedir.
Her üçünde de insan ruhunun haileli [trajik] ateşine, zamanın seyrine, dehrin [dünyanın] cilvesine karşı öyle bir duygusuzluk, öyle bir atalet ve mukavemet vardı ki, Selma Hanım, içinden kaçmaya çalıştığı kendi dünyasının zaafını, yumuşaklığını, derme çatmalığını, asıl o dakikada tam bir vuzuh ile hissetti.