"Aldırma bana. Daha insanken hislerimi kaybettim. Devletin en şaşaalı zamanlarını da en zelil zamanlarını da yaşadım. Ordular yürüten kudretli paşaların, şehirler yıkıp şehirler kuran derebeylerinin zamanını gördüm. Bunca felaket ve elem karşısında insan yüreği asırların yüküyle taşa dönüşüveriyor. Yine de bu hâlimde bile beni yeniden hislendirebilen yegâne şey türküler. Rumeli türküleri. Artık çoktan kaybolmuş bir diyarın ve insanların türküleri, hatıraları, acıları. Ben... ben hâlâ hissedebiliyor ve hatırlıyorum Alıştım zannediyorum ama yine ilk sefer dinliyormuş gibi oluyorum. Hislerim tekerrür ediyor. Tuhaf şey..."
Bir İngiliz yazarı, Sultan Murat'ın hastalığı üzerine yeni bir padişah arandığı sıralarda Abdülhamit'in, İngiliz Elçisine nakledeceğini bilerek, iş adamı dostu Mr. Thomson'a "Mümkün olduğu kadar her hususta, İngiltere Hükümeti'nin fikir ve telkinleriyle hareket etmek" niyetini açıkladığını yazmaktadır. O tarihlerdeki İngiliz Büyükelçisi Elliot ile Disraeli, "genç sultanın güzel ümitler verdiği" konusunda hemfikirdirler.