İsteyip istemediğimi doğru dürüst bilmediğim, fakat neticesi aleyhime çıkarsa iddia ettiğim bu nevi söz ve fiillerin daimi meshulünü bulmuştum: Buna içimdeki şeytan diyordum
(...)
Halbuki ne şeytanı azizim, ne şeytanı? Bu bizim gururumuzun, salaklığımızın bir uydurması... İçimizdeki şeytan pek de kurnazca olmayan bir kaçamak yolu... İçimizde şeytan yok... İçimizde aciz var... Tembellik var... İradesizlik, bilgisizlik ve bunların hepsinden daha korkunç bir şey: hakikati görmekten kaçmak ihtiyadı var...