Samet Sundu

Hayatınız gömülmüş umutlardan oluşan büyük bir mezarlık olmasın.
Sayfa 92 - Otto·Kitabı okudu
Edebiyat
Reklam
Düşkün birini gördüğümüzde artık kişisel olarak ona nasıl el atacağımız aklımıza gelmemektedir. Nasıl olsa bir STK ya da devlet kurumu onunla ilgilenir diye düşünüyoruz. Verdiğimiz vergilerin kimliksiz bir şekilde ihtiyacı olanların ihtiyaçlarını karşıladığı doğrudur. Ama vermenin vereni iyileştirdiği ve hayatına mutluluk kattığı gerçeği iyilik yapana dokunamıyor artık. Bu bulaşıcı modem umarsızlık hemen hemen herkese esir almış durumda.
Sayfa 74 - Otto·Kitabı okudu
1000Kitap
İnsan karşılıksız vermeye kodlanmıştır
İnsan karşılıksız vermeye kodlanmıştır. Yoldan karşıya geçmesine yardım ettiğiniz gözleri görmeyen bir insanı düşünün! Sizi görmemektedir; ama siz yine de ona yardım edersiniz. Bu iyiliğin, sırf görülsün diye yapılan bir iş olmadığının en açık kanıtıdır. Yardım edenin de yardım edilenin de varlığını yücelten bir davranıştır bu ama daha da önemlisi ikisinin varlığını da aşan iyilik ilkesi tarafından yönlendiriliyor oluşlarıdır
Sayfa 72 - Otto·Kitabı okudu
Alıntı
Musa Peygamber'in Hikayesini Hatırlayın Hikaye Mısır'da geçer. Mısır'ın yerli halkı kıptilerden biri ile azınlık israiloğullarından biri ile kavga etmektedir. Musa kavgaya karışır ve kendi soyundan olanı savunma refleksiyle attığı bir yumrukla istemeden kıpti'nin ölümüne sebep olur. O artık bir katildir ve yargılanmak üzere köşe bucak aranmaktadır. Musa Mısır'dan kaçar. Yıllar sonra Musa'ya peygamberlik verilmek istendiğinde şaşırır. Zira kendisi öldürme kastı olmasa da bir insanı öldürmüş, bir cana kıymıştır. Bir cana kıymış kişinin peygamber olarak seçilip insanlara "öldürmeyeceksin"diye vaaz etmesi ona göre mantıksal bir tutarsızlıktır. Bunun için Allah'ın kendisini seçmesi nasıl olur? Eğer samimi bir muhasebede bulunup derin pişmanlığını yaşadıysa insan hayatının kıymetini en iyi katiller bilir. Zira öldürdüğü bir kişiye karşılık, içindeki vicdan celladı onu binlerce kez ipe çekmiştir. Bu şaşkınlığı, Musa'nın bu muhasebeyi çok derinden yaptığını göstermektedir. Musa'nın bu haklı şaşkınlığına karşılık Allah'ın ilk hitabı şudur: "Ayağındakileri çıkar; zira artık sen ikiz kutsallıklar vadisinde bulunuyorsun".(Tâ-Hâ 12) Ayağındakileri çıkarma talebi, şimdiye kadar takip ettiği yoldan ayrılmayı; o yolda yapıp ettiklerini unutmayı taleptir. Şimdiye kadar yapıp ettiklerinin senin omurganı çökerten suçundan ve günahından artık kendini özgürleştir. Geçmişin pişmanlığı ve elemiyle kendini yiyip bitirme ve yaşam için gereken enerjini tüketme. Hikmetten ve ilimden yoksun olduğu bir zamanda Musa'nın şiddet içeren bu reaksiyonu yerini samimi bir pişmanlığa bırakınca ödül de arkasından gelmiştir: "Musa olgunluk çağına gelip peygamberlik vazifesini taşıyacak bir Kemal seviyesine erişince, biz ona Hikmet ve ilim verdik. Allah'a kullukta ihlaslı olanları biz böyle
Edebiyat
Aslında her şeyin irade gücüyle elde edilebileceği tam olarak doğru değildir. Tabiatın ve koşulların, bırakın anlayışımızın ötesinde olmayı, tamamen kontrolümüzün dışında olan güçleri vardır ve buna rağmen zafer diye diretmek, daha azını kabul etmemek insanın ruhunu yerden yere vurmasını istemek demektir. Gerçek şu ki, insan her savaştı kazanamaz.
Sayfa 48 - Say·Kitabı okudu
Edebiyat
Reklam