Allah Teâlâ'nın kullarına mükellefiyet (emir ve görevler) vermesi, efendinin kölesine mükellefiyet vermesi cinsinden değildir. Çünkü efendi, her
bir mükellefiyeti kendi şahsî çıkar ve menfaatini düşünerek verir.
Allah Teâlâ'nın mükellefiyet vermesi ise, doktorun hastasına ilaç vermesi türündendir. Doktor, harareti fazla olan hastasına hararet giderici ilâç verdiği zaman, kendisini değil, hastasını düşünür. Çünkü bu ilacın ona değil, hastaya faydası vardır. Hasta bu ilâcı kullanırsa, şifa bulur. Kullanmazsa, hastalığı devam eder ve sonra ölür. Onun şifa bulmasıyla ölmesi de doktor için aynıdırlar. Bu sebeple, doktorun emir ve tavsiyesine uyarak ilaç kullanması doktora değil, onun kendisine fayda verir.
Feleği döndürebilir misin muradınca?
Ne çıkar gök yedi kat değil sekiz katsa?
Er geç toprağa karışıp gidecek gövdeni
Ha ovada kurt yemiş, ha mezarda karınca.