Esra Yeşil

Puan vermedi·456 syf.··
2025 22. kitabı
·
20 günde okudu
·
Okunma: 02 Ağustos 2025 23:13
Salâh Bey Tarihi serisi; “Kahveler Kitabı”, “Ah Beyoğlu Vah Beyoğlu”, “Boğaziçi Şıngır Mıngır”, “Sergüzeşt-i Nono Bey”, “Elmas Boğaziçi” ve “İstanbul-Paris” adlı kitaplardan oluşuyor. Geçmişin İstanbul kahvelerini, Beyoğlu ve Boğaziçi’ni anı, gezi ve deneme tadında sanat çevreleriyle birlikte anlatan kitaplar bunlar.Salah Birsel dediğimizde en çok akla gelen ise “ikinci ve üçüncü kitaplar. Boğaziçi Şıngır Mıngır, Salah Birsel‘in “deneme” türündeki eseri. Eser, Boğaz’ da yaşanan tarihi olayları ve tarihi eserleri de konu ediniyor. Bilgi verme yönü oldukça ön planda olan eseri okurken kişisel hayatı konu alan deneme türünden ziyade gezi yazısı, bazen anı bazen de tarih kitabı okumanın tavrıyla metin türleri arasında dolaşıyorsunuz. Yazarın öznel bakış açısı anlatılanlara zaman zaman eşlik ediyor. İstanbul’un tarihi eserleri, Boğqziçi ‘ndeki yalılar, sanatçılar, tarihi kişilikler ve olaylar hakkında detaylı ve önemli bilgiler içeriyor. Yazar ve şair dostlarıyla ilgili yazarın da tanıklıkları, onlarla ilgili verdiği bilgiler, anıları özellikle keyifli yerler. Onların eserlerindeki bazı içeriklere göndermeler yapılıyor. Bölümler halinde düzenlenmiş, bazı bölümlerin ayrıntıları fazla gelebiliyor bunu da belirteyim; özellikle edebiyat ve tarih alanlarına ilgi duyanlar için kaynak kitap olabilecek bir emek anlatısı
Boğaziçi Şıngır MıngırSalâh Birsel · Sel Yayıncılık · 2017262 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Puan vermedi·680 syf.··
2025 9. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 01 Nisan 2025 00:28
Muhasebe yardımcısı Bernardo Soares’in düşlerdeki gece yolculuğunu kâğıda döken Huzursuzluğun Kitabı, Portekiz dilinin büyük şairi Fernando Pessoa’nın bugün neredeyse onun kadar ünlü sandığında bulunmuştur. Edebi derinliği ve birikimi ölümünden çok sonra anlaşılmış yazarın ardında bıraktığı binlerce el yazması belge arasında öne çıkan Huzursuzluğun Kitabı, özgün bir otobiyografik romandır. Pessoa yalnızlıklar, çaresizlik, pişmanlık ve acı mutluluklarla kurulu yaşamını; günce, anlatı ve deneme gibi türlerin birleşiminden oluşturmuş, neredeyse tüm satırları alıntılanacak ifadelerle ve bir gün okunacağı umuduyla yazmıştır.- ne mütevazi bir beklenti,umut- Kiralık odasıyla kasvetli iş yeri arasında gidip gelen anlatıcı, gecelerini hiçliği ve varoluşu sorgulamaya ayırmış ve yazmıştır çünkü kendi tabiriyle “Yazmak unutmaktır.” Yazar, küçük yaşta babasını kaybetmiş, annesinin evliliği ile doğduğu Lizbon’ dan üvey babasının yaşadığı Güney Afrika’ ya yerleşmiş ve bu yeni hayat, onu hayatı boyunca yalnızlaştırmıştır.Kendini kitaplara veren yazar, kurmaca karakterler ve kendine eşlik eden hayali dostlar yaratmış,takma adlarla kurguladığı ve bazıları eserlerinin anlatıcısı olan bu dostların yetmişe yakın takma adlı kahramanlar olduğu belirtilmektedir. Huzursuzluğun Kitabı’ nı yazmış gerçekten Pessoa. Ben çok severek okudum,altını çizmekten fırsat bularak tabiKitap, derin derin. Çok iyi ve hiç de huzursuz edici değil
Huzursuzluğun KitabıFernando Pessoa · Can Yayınları · 202514,5bin okunma
Puan vermedi·372 syf.··
2025 5. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 26 Şubat 2025 22:05
Platon’un Devlet adlı ütopik eseri, hocası Sokrates’ in ideal devlet anlayışını ortaya koyuyor.Ne kadarı Platon, ne kadarı Sokrates bilinmez ya da Platon’ un Sokrates’ i kendiyle yoğurması. Sokrates’in konuşmalarından oluşan eser, devlet felsefesi üzerine yazılan kaynaklar arasında başı çekiyor.Ayrıca mutlu bir toplum üzerine yapılan konuşmalar, Devlet’i mutluluk felsefesi içerikli yönüyle de gözler önüne seriyor. Platon’ un ideal devletinde insanlar; çalışanlar, bekçiler ve yöneticiler şeklinde sınıflandırılmış.Devletin mali yükünü sırtlayan çalışanlar işçi, zanaatkarlar ve çiftçiler üretimden sorumluyken bekçiler, güvenlikten; yöneticiler de idareden sorumlular.Sınıfların temsil ettiği erdemler de var: Sırasıyla kanaatkârlık,cesaret ve bilgelik erdemleri. Bu ideal devlet anlayışı modeli, Doğu’ da ve Batı’ da felsefi açıdan temsilciler bulmuş.Doğu’da Farabi’ de izlerinin olduğu belirtiliyor.Sokrates’ in çevresindekilerle diyalogları halinde sunulan eser, bölümler şeklinde düzenlenmiş.Platon’ a ait eserin Sokrates’ in dilinden anlatımı da farklı bir tarz. Öğrenci Platon, hoca Sokrates’ in öğretilerini ve hatırasını böyle canlı tutmuş olmalı.Mağara alegorisini de anmadan geçmek mümkün değil.Bazı insanlar, karanlık bir mağaraya zincirlenmişler ve başlarını sağa sola çeviremezler sadece karşılarındakini görebilmekteler. Doğuştan beri bu mağarada bulunan insanlar mağaranın girişinden yansıyan nesnelerin gölgelerini görmekte ve bunları gerçeklikleri olarak algılamaktadırlar. Dışarı çıkmayı başaranların, asıl gerçeklik karşısındaki bocalamaları, bu mağara imgesinin özü.Güneşi gören insanın gölgelerin gerçeğin taklidi olduğunu kavraması. Dili gayet akıcıydı, okunmakla kalan kitaplarım içinde yeni okuduğum Devlet’ ten bahsetmek istedim ve okumayanlara öneririm.
DevletPlaton (Eflatun) · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201932,8bin okunma
Hep O Şarkı
Puan vermedi·190 syf.··
2024 48. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 03 Kasım 2024 15:31
Yakup Kadri, edebiyatımızın çok yönlü sanatçılarından. Birçok türde kitapları mevcut. Asıl varlığını Milli Edebiyat’ ta göstermiş, Fecr -i Âti kökenli yazarımız, Türk toplumunun gösterdiği değişimleri, kuşak çatışmalarını, dini-kültürel ve toplumsal yozlaşmaları, eserlerinde işlemiş, toplumumuzun panoramasını gözler önüne sermiş. Hep O Şarkı’ ya gelince aşk temalı bir roman gibi görünse de alt okumalar olarak dönemin yaşantısını, maddi ve manevi değişimi kahramanların nezdinde ortaya koyan bir roman. Kahramanımız Münire’nin anlatımında yol alıyoruz roman boyunca. Münire, roman yazarı olmak isterken kendi hayatını ve aşkını bizimle paylaşan bir karakter. Bu paylaşımda aşktan ziyade aşıkların adını bilmediğimiz şarkısı eşlik ediyor bize: Hep O Şarkı.Aşkın yerini almış kendini hatırlatan hep o şarkı. Dil ve anlatım zaten çok sade,yalın, akıcı.Anlatılanlar gözler önünde alıp götürüyor o dönemlere. Bugüne geldiğinizde Münire ve Cemil Bey’ in dönüşüm, değişim, kabullenişinin birey olarak bizlere kattıkları; arka fondaki aile, geleneksel kalıplar, toplumsal değişimlerin çıkarımları bu anlatının heybemize kattıkları
Hep O ŞarkıYakup Kadri Karaosmanoğlu · İletişim Yayınları · 20184,295 okunma