Açelya 2. - Son
ASLI – On dakika oldu mu?. KAMİL – Ne yaptın kızım içinden mi saydın?. SELİN – Ben saydım. 10 dakika oldu Doktor Hanım. DERİN – Neyim var?. PSİKOLOG – Biraz tansiyonunuz yükseldi sanırım. DERİN - Açelya! Kaçma!. Yoruldum… Sevgini hissetmiyorum, yokluğuna susuyorum. Dilim, kalbim, gözlerim hep kurudu. Durmayacaksan kes ipimi!. Ben senin, yokluğunu
DÜŞÜNEMEDİ
Bugün arkadaşlarla oturup sohbet ediyorduk ortamda bir felsefeci olunca ister istemez bir soru cevap kaosunda bulabiliyorsunuz kendinizi.Böylece öğrendim ki böylede bir ders varmış. Düşünme dersiydi sanırım yeni müfredatta varmış. Heyt be dedim ne kadarda güzel birşey düşünüp fikirlerini dile getirme dersi. Taze beyinler, taze fikirler. Oldukça faydalı ve ufuk açıcı.Ama sonra aklıma geldi ne düşünmesi ne fikri? Birşey söylemek istesek bir yandan çevre baskısı bir yandan bize gülerler mi dalga geçerler mi kafası biz hangi kafayla düşündüklerimizi beyan edebileceğiz ki? Birbirimizi dinlemeye tahammülümüz kalmamış. Sadece eleştir yargıla ve mahkum et. Sonuç odaklı kafalar işte. Herkes aynı düşünmek zorunda değil ki neden bu psikolojik baskı. Sizler bizler nasıl bu görünmeyen baskının altında düşündüklerimizi beyan edelim nasıl yeni fikirler yeni beyinler görebilelim? Olmuyor işte olmuyor. Birbirimize saygı duymuyor, bizimle aynı görüşte olmayan insanları dinlemeye tahammül edemiyoruz. Onları destekleyin haklısın deyin demiyorum ki sadece saygı duyun ve birbirinizi incitecek sözler sarfetmeyin. Biz işte bunu yapıyoruz dışlama politikası uyguluyoruz birbirimize. Benden değilsin algısıyla zehirliyoruz birbirimizi. Bu yüzdende sustuklarımız büyüyor içimizde işte. Yeşermeye hazırlanan fikirler kalıyor toprağın altında. Önce sevelim sonra saygı duyalım ki ne fikirler çürüsün ne de çiçekler..
Reklam
Tezer Özlü'ye Armağan
Dün elektrik idaresinden gelen biriyle TRT payını tartıştık. Pek tartışma denemezdi aslında. Bana mantıklı bir açıklama yapmasını istedim. Mantııık... Mantıklı açıklama yok abla dedi. Leyla ile Mecnun dizisinde bu konuyu dibine kadar eleştirdiklerini söyleyip konuyu kapattım. Elektrik denince Tezer Özlü geliyor bazen aklıma. Delirmenin en
Tezer Özlü'ye Armağan
Dün elektrik idaresinden gelen biriyle TRT payını tartıştık. Pek tartışma denemezdi aslında. Bana mantıklı bir açıklama yapmasını istedim. Mantııık... Mantıklı açıklama yok abla dedi. Leyla ile Mecnun dizisinde bu konuyu dibine kadar eleştirdiklerini söyleyip konuyu kapattım. Elektrik denince Tezer Özlü geliyor bazen aklıma. Delirmenin en
Zeki Müren'den dinleyelim:))
youtu.be/Q5mo0FF3jys Gözyaşımda saklısın, ağlayamam ben Düşeceksin sanırım kirpiklerimden Damarımda kan olup dolaşıyorken Beni böyle bırak git, git gidebilirsen Git mutlu olacaksan, beni düşünme Sen iyi bak kendine, beni dert etme Önce beni bir dinle, bir bak hâlime Beni böyle bırak git, git gidebilirsen Bir kapanmaz yarayla böyle çaresiz Belki yine yaşarım sevgisiz, sensiz Git yolun gülle dolsun, güller dikensiz Beni böyle bırak git, git gidebilirsen Git mutlu olacaksan, beni düşünme Sen iyi bak kendine, beni dert etme Önce beni bir dinle, bir bak hâlime Beni böyle bırak git, git gidebilirsen Zekâi Tunca
Mutlu son?
Yekta okuluna gitti. Okul fazla kalabalıktı son günleri olmasına rağmen. Bu durum Gölge'yi bulmasını zorlaştıracaktı ama olsun, onu bulacaktı; bulmalıydı. Arkadaş grubunu bulsa yeterdi, herkes Gölge'nin etrafında pervaneydi çünkü. Kantine gitti, etrafı taradı bulamadı. Basket soyunma odasına girdi, gördüğü birkaç kişiye sordu ama görmemişlerdi.
117 öğeden 171 ile 117 arasındakiler gösteriliyor.