Bir ara kitap uygulamasında bir okur şöyle bir soru sormuştu: "Altı aylık ömrünüz kaldığını öğrenseniz ilk olarak ne yaparsınız?" diye... Öleceksin ve önünde bir ahiret hayatı var. Hesap var. İlk olarak ne yapardın gibi bir soru...
Nazlı nazlı üst baş örtüsünü katlarken hafif tebessüm etti.
— Sen ne cevap verdin bu soruya?
- Arif olmaya çalışırdım, demiştim.
— (Tebessüm etti.) Güzel cevap. :)
- Şimdi o aklıma geldi de. Ama ben senin cevabını çok merak ediyorum. Sen ne cevap verirdin bu soruya?
Namaz örtüsünü özenle katladığı seccadenin üzerine koydu, tesbihini sağ koluna doladı ve yavaşça kalktı. Hep yavaştır benim annem. Sanki onun saati yavaş ilerler ama koşanlardan daha erken varır varacağı yere. Yetişmek için çırpınanlardan hep daha çabuk yetişir... Sonra koltuğa oturdu. Yine her zamanki gibi kıbleye dönük yüzü. 10-20 saniye düşündükten sonra:
— Razı olurdum, yavrum. Allah'tan geldiğini bilir ve razı olurdum.
Cevaba bak.
Al bu merhemi bütün yaralarına sür. Bütün itirazlarına, isyanlarına ve en çok da kaderle verdiğin mücadeleye...
Çünkü "kul Allah'tan razı olmadıkça, Allah kuldan razı olmaz."