Orhan Pamuk'un beş senede tamamlayabildiği, hikayesine ve ana karakterimiz Galip'e kendi hayatından ve ruh halinden esintiler eklediği Kara Kitap, kayıp eşini arayan bir adamın hikayesini anlatır bizlere. Eşi Rüya'ya deliler gibi aşık olan Galip, bir gün evde bulduğu not ile eşinin kendisini terkettiğini anlar. Üvey abisiyle birlikte kayıplara karışan Rüya'yı, yine üvey abisi -ve Galip'in de kuzen olan- Celâl'in köşe yazılarının rehberliği eşliğinde aramaya başlayacaktır.
Galip, eşini aramak için çıktığı İstanbul gezintisinde, şehrin her köşesinde ona eşini hatırlatan anılara rastlar. Eşi, sadece Galip'in hayatına değil, ayrıca şehrin her noktasına da temas etmiştir.
Yaşadıklarına paralel bir şekilde okuyacağımız köşe yazıları, Celâl'i daha yakından tanımamıza olanak sağlamıştır. Celâl, benim için kitapta yer alan en renkli karakter diyebilirim. Bazı karakterler vardır, ana karakterden daha çok sevilir; benim için de Celâl öyle bir karakter oldu.
Yukarıda da bahsettiğim gibi, kitaptaki hikaye kurgu olsa da, gerçek hayattan birçok iz taşır. Kitapta adı sıkça geçen Şehrikalp Apartmanı, yazarın çocukluğunu geçirdiği Pamuk Apartmanı'dır (Teşvikiye Cad 135), birçok bölümde karşımıza çıkan Alaaddin ise aynı mahallede yer alan gerçek bir insandır.
Postmodern tarzda bir roman olan Kara Kitap, sizlere Celâl karakteri ve yazdığı köşe yazılarıyla tanışabilme imkanı tanıyor. Çoğu insan için Orhan Pamuk'u Orhan Pamuk yapan bu kitabı kesinlikle okumalısınız!