Agarta-Şambala, Anunnaki, Elohim
_Agarta, tanrısal üstün ırk Aryanların yaşadığı iddia edilen yer altı imparatorluğudur. Başkenti ise Şambala’dır. Agarta iyiliği, Şambala kötülüğü temsil eder. Dünyada yaşanan tüm olayların Agarta-Şambala mücadelesinden ibaret olduğu iddia edilir. Agarta, teozofik ve ezoterik kaynaklara göre önceki devrenin sonlarına doğru Mu ve Atlantis' ten göç eden bilim rahipleri tarafından kurulmuş yeraltı organizasyonlarıdır. Önceleri beşeriyetle açık temas halinde olan bu organisazyon, bu "devre"nin koşullarından ötürü gizlenme gereği görmüş ve ikamet yeri olarak birbirinden tünellerle bağlanan, dağlar içindeki yeraltı kentlerini tercih etmiştir. Rene Guenon'a göre, bu durum en çok, Türkler' in yaşadığı Orta Asya'da görülmektedir. Kimi yazarlara göre, Göktürk, Uygur ve Hun masallarındaki, "ataların kutsal mağaraları" ve bir mağaradan geçilerek ulaşılan "gizli ülke" inanışında Agarta'nın sembolizmi bulunmaktadır. Tibet tradisyonlarına göre, Agartalılar şimdiki devrenin sonunda dışarı çıkacak ve Agarta' nın lideri yeryüzündeki menfiliği yenecektir. _Başkenti Şamballa olan bu imparatorluğun yöneticisi doğuda “Dünyanın Kralı” olarak bilinir. Doğuda Tibet ve batıda Brezilya, dünyanın iki ayrı ucunda tünel şebekelerine sahip iki ülkedir. Firavunların, bu tüneller aracılığıyla yeraltında tanrılar veya üstün varlıklarla temas kurabildiği iddia edilir. Ergenekon'un merakla beklenen iddianamesinde örgütün 600 yıllık bir tarikat geleneğinden geldiği ve adının Agarta olduğu ifade edildi. Mısır tanrıları ve krallarının dev heykelleri ile doğudaki Buda heykellerinin, insan ırkına yardım etmek üzere yerüstüne çıkan bu üstün ırkı temsil ettiğine inanılır. İddialara göre, Hz. Nuh gerçekte bir Atlantisli idi ve Atlantis sulara gömülmeden önce kurtarılmaya değer bir grup insanı bu felaketten
Düşünce
Yeni bir çığlık başlayacak Kimsenin tanımadığı adamın, sinmiş cılızı Kendine acımanın ıslığı bu, Asla tanınmayacak. Her şeyin bir aidiyete atfedildiği doğruydu Dönüp kendine bakana kadar. Yeni bir çığlık başlayacak Hiç uğranmamış perili köşklerden Saçı okşanmamış, gözü yaşlı kasaplardan sorulacak hesabı Bunca susan toplumun, susmuşların Bunca pişti olmuşuz biz ayna hesabı Fark edilme korkusuna sığınanlardan sorulacak hesabı Gün yüzüne çıkmayan imdatçıların, Anca siz bilebilirdiniz varlığını. Yeni bir çığlık başlayacak İki ayaklı asla çıplak gezmeyenlerin Geldiği yeri çoktan unutup kendi derdine düşenlerin tam içinden Kulağı varlığına pişman edecek duyulan Bir vasat daha ölecek. Belki, el sallayacak ana feryadı Son ninniyi duymuş bunca evladın ortasında Ve herkes geldiği yeri unutmuşken. Elbet ayakta, sırtı bir yere dönük Ne denilse çözümsüz, görmedim duymadım Elbet dualarını yalnız gece vakti edenler olacak Kaçtım kurtuldum yok
Şiir
Reklam
yeni bir çığlık başlayacak kimsenin tanımadığı adamın, sinmiş cılızı kendine acımanın ıslığıdır bu, asla tanınmayacak. her şeyin bir aidiyete atfedildiği doğruydu dönüp kendine bakana kadar. yeni bir çığlık başlayacak hiç uğranmamış perili köşklerden saçı okşanmamış, gözü yaşlı kasaplardan sorulacak hesabı bunca susan toplumun, susmuşların bunca pişti olmuşuz biz ayna hesabı fark edilme korkusuna sığınanlardan sorulacak hesabı gün yüzüne çıkmayan imdatçıların, anca’ siz bilebilirdiniz varlığını. yeni bir çığlık başlayacak iki ayaklı asla çıplak gezmeyenlerin geldiği yeri çoktan unutup, kendi derdine düşenlerin tam içinden kulağı varlığına pişman edecek duyulan bir vasat daha ölecek. belki, el sallayacak ana feryadı son ninniyi duymuş bunca evladın ortasında ve herkes geldiği yeri unutmuşken. elbet ayakta, sırtı bir yere dönük ne denilse çözümsüz, görmedim duymadım elbet dualarını yalnız gece vakti edenler olacak kaçtım kurtuldum yok
Homo Sapiens
İlk taş aletlerin kullanım alanlarından biri kemikleri kırarak kemik iliğini almaktı.Peki neden kemik iliği.Bir Aslan sürüsünün bir zürafaya saldırıp onu yediğini gözünüzün önüne getirin.Onlar işini bitirene kadar sabırla beklersiniz.Ama hala sıranız gelmemiştir geriye kalanları yağmalarlar.Ancak onların da işi bittikten sonra,sağı solu dikkatle kontrol ederek cesede yaklaşıp geriye kalmış yenebilir durumdaki parçalara ulaşabilirsiniz.
Full Metal Jacket
FULL METAL JACKET; Bir kubrick filmi, eleştirel dozu ve kullanılan semboller üzerinden eğilim sağlandığından altında yatan temel dram ve insanın içinde yatan iyi kötü savaşını izlemenin keyfini verirken bir yandan da ruhsal çözümle bağlamında şüpheye düşürüyor. Acaba insan organizmasının kötülük savı ve iyilik edimi bağıntısal olarak dayanak noktası nedir? sorusuna kapı aralıyor. Bu bağlamda birey hem kendi ile çatışırken bir yanda da içinde bulundurduğu kişilikleri ortaya çıkarırken hem toplumsal hem de dinsel literatüre olan yatkınlığı veya ters bakış açsını gösteriyor. O zaman insan değilen homo saipens yani düşünen canlı ya da düşünen hayvan olan varlığın içinde bulunan, bulundurduğu veya ilerde keşfedeceği benlik algısı ne olacaktır. İşte suratımıza tokat gibi çarpan kış ayazının soğuk sorusu salt iyiden ve kötüden bahsettiğimizde bu bize kökensel mi dinsel mi yoksa bireysel mi açıdan gelir?
Film
Tek bir yaşama şekli varmış gibi herkes aynı şeyleri yapmak zorunda hissediyor. Sonuç; stres, sıkıntı, hayal kırıklığı... Oysa tek bir gökyüzü yok. Komşularımızla, sıra arkadaşlarımızla, iş arkadaşlarımızla rekabet etmeyi, yarışmayı bıraksak ve bir gün hepimiz birbirimize bakıp "ulan ne için bu hengâme" desek dünyada yaşamanın çok daha insancıl yönlerini bulacağız da ne biz bunu istiyoruz ne de bu düzenden hoşnut olanlar. Bizim gibi atları yarış pistine atan yem tüccarlarını zengin etmekten başka neye hizmet ediyoruz ki? Sonunda üç kuruşumuzu kutlayıp, birileri sevetini katlasın diye haftanın 5 günü 6 günü köpek gibi çalıştığımız için seviniyoruz. Çünkü böyle alıştırılmışız. Ve sırf düşünmeyelim diye; birilerinin bizim için düşündüğü ortak hayaller için yaşıyoruz. Ev, araba, itibarlı bir iş, düğün, kredi çek, iPhone al, bir şey varsa yedek bir tane daha al, paran yetmese de al, dünyanın senin etrafında döndüğüne inan, yine al... Düşündürmüyorlar, çünkü düşünmeye başlayınca insan olmaya da başlıyoruz. Aritotales'in "Homo Sapiens" tanımını hatırlayalım, "Düşündüğü üstüne düşünebilen insan türü", sahi? Hangimiz gerçekten "Homo Sapiens" familyasındanız?
Reklam
Reklam