zaman'sızdı
tenimin yarıklarından kalbime
bir eylül muştusuyla aşk
su geçirmez iriniyle
ıssız ve kahredici yapışkanlığıyla
gelip örseledi göğsümü
yok sayarak çekiç ve çivinin hatrını
gümbür gümbür işgalle uğrattı kıyılarımı
terimin tuzlu sıcağında bozkır bir yara
dikenli t'eller
yekpare üzünç anılar
/.
buğulanmış sesinle sen
bir orman kuytuluğunda ıssız
devingen çiçeklerle harmanlarsın ruhunu
irdelemez seni sabahın kalbine saplanan güneş
alışıksın tarihin yontamadığı acılara
bir aşk düşlersin
kırkbin papatya yaprağında
zamanın gergefinde törpülenmiş bilinç
aklının koridorlarında uslu bir çocuk şimdi
//.
kırıp kemiklerini anıların
diledim!
düşünü düşüme katmanı
ıssız ve karanlık buğusunda kentin