Bizi doğal ışıktan ve karanlıktan uzaklaştıran sistem, kendi yapay ritminde yaşamamız için baskı yapıyor. Adeta yaşamak için yaşamıyoruz, harcamak için yaşatılıyoruz.
Bu yeni ve kısmen gönüllü kölelik sisteminin ilk hedefi, beynimizdeki saati içinde yaşadığımız, yuvamız olan dünya ile uyumsuz hale getirmek. Bu yüzden beynimizdeki saati tanımak, efendilerin saatinden kurtulmak demek.
Bir saat kadar önce dokuzdu.
Ve bir saat sonra on bir olacak ve böylece bizler de saatten saate olgunlaşıyor sonra saatten saate çürüyüp gidiyoruz. Buna dair ne masallar anlatılır!.."