Bedenimden çok ruhumda yaşamayı yaşadıklarımı da pencereden bakar gibi seyretmeye çalışıyorum. Bu şekilde olayların etkisi altına girmeyip onlardan etkilenmek yerine sahiplenmeden, onlara maruz kalan değilde şahit olan gibi davranıyorum. Gerçek hayattan uzaklaşmak için sürekli roman okuyup hayaller kuruyorum ki düşlerim kabus olmasın da o romanlar da geziyim istiyorum.
Kendini gerçekleştiren kehanetin bu aldatıcı geçerliliği, hatanın egemenliğini sürekli kılar. Çünkü kehanette bulunan kişi, olaylarin mevcut akışını, daha en başından haklı olduğunun bir kanıtı olarak sunacaktır.
Tahammül sınırım çoktan aşıldığından beri insanlarla daha az görüşmeye, hislerimi açmamaya ve tuğla tuğla duvar örmeye başladım. Beni sıkıntıya sokacak insanları ve durumları elimin tersiyle ittim, pişman değilim.