Halime Özler

Fransız romancı Andre Malraux, günah çıkaran insanların itiraflarını onlarca yıl boyunca dinleye dinleye insan doğası hakkında öğrendiklerini şöyle özetleyen bir taşra papazından bahseder: "Öncelikle insanlar sanılandan çok daha mutsuz... ve olgun insan diye bir şey yok." Hayatın neşesi kadar kaçınılmaz olan karanlığını da yaşamak, hastalar ve terapistler de dâhil olmak üzere herkesin kaderi: hayal kırıklığı, yaşlanma, hastalık, soyutlanma, kayıp, anlamsızlık, zor seçimler ve ölüm.
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
"Kendini yücelten herkes alçaltılacak, kendini alçaltan herkes yüceltilecektir."
Şüphe duymayan sorgulamaz sorgulamayan görmez görmeyen kişi ise kör ve şaşkın kalmaya mahkumdur
sen de diğerleri gibi kendini zamanın o büyük kahkahasına bırakabilir ve hayatı emniyet şeridinden giderek yaşayabilirdin. ama o zaman yeni denizleri kim bulacaktı?
İnsan işte hep bu gerilim hattında yaşar; ruhun aşkınlığa duyduğu özlemle bedenin pek sınırlı güçleri arasındaki gerilim hattında.