Boşa Bağlanmamış Bülbül Gülüne Kar Koysam Köz Olur Aşkın Külüne Şaştım Kara Bahtın Tahammülüne Taşa Çalsam Ezilmiyor Mihriban Tarife Sığmıyor Aşkın Anlamı Ancak Çeken Bilir Bu Derdi, Gamı Bir Kördüğüm Baştan Sona Tamamı Çözemedim Çözülmüyor Mihriban
Şiir
"Ellerimde bir göztaşı/gözlerim boş gidiyorum Ne bileyim/bir damlanın böyle deniz olduğunu Şaştım/mavi bir fal gibi açılınca önümde" Can Yücel
Reklam
Türküler hayatın kırdığı insanları teselli ederler derler o yüzden bugün sana bir türkü armağan etmek istiyorum. Saçların sarı olmasa da sen benim Mihriban’ımsın. Mihriban şefkatli, merhametli, gönlü güzel anlamlarına gelir. Abdurrahim Karakoç tarafından yazılmış bir şiirdir. Sonradan seslendirilerek türkü haline gelmiş. Hikâyenin merkezinde gençlik yıllarında yaşanmış büyük bir aşk varmış ve rivayetlerden birine göre Karakoç, bir düğünde gördüğü genç bir kıza âşık olur. Aralarında derin bir sevgi doğar; ancak çeşitli sebeplerle evlenemezler ve yolları ayrılır. Bu ayrılık, şairin içinde yıllarca yaşayan bir özleme dönüşür. Mihriban gerçekte olan bir isim de değildir, sembolik bir isim olarak kullanılmıştır. Sözlerinde, kavuşamamak,özlem, sabır ve dinmeyen sevda vardır. Bu yüzden türkü yalnızca bir kişiye değil, ulaşılamayan, unutulamayan ve özlenen sevgiye yazılmıştır. (22:22🫂 de beraber dinlesek olur mu🫂) O yüzden sen benim mihriban’ımsın. Adın ne olursa olsun, Sevmelere kıyamadığım, doyamadığım, canımdan öte cansın. Bak şöyle söylüyor şiirin bir yerinde, Boşa bağlanmamış bülbül gülüne Kar koysan köz olur aşkın külüne Şaştım kara bahtın tahammülüne Taşa çalsam ezilmiyor Mihriban! Tarife sığmıyor aşkın anlamı Ancak çeken bilir bu derdi, gamı Bir kördüğüm baştan sona tamamı Çözemedim çözülmüyor Mihriban! Sana olan sevgimi ne tarif edebilirim, ne de dilim döner. İçinde sen varsanda çektiğim gam da derdin de başımın üstünde yeri var. Adın başka olsada bilirsin ki seni en güzel neyse ona benzetirim. Batan günde güneş, doğacak gece de ay’ım olursun. Hikayesini sevdiğim türkü de mihriban’ım. Geceye umudum. Her güne Eylül’ümsün.
Kendime şaştım nasıl bir ruh halim vardıysa bu ay 28 kitap okumuşum.. 800 sayfalık 100 sayfalık karmakarışık ama okumuşum.. Daha verimli bir haziran olsun...
Azer Bülbül Diyor ya: Bu dünyadan mahrûm kaldım nedendir, şaştım kaldım bu ne kadar kötü kaderdir. Çektim çektim, can evimden vuruldum. Aynen Öyle işte..
1000Kitap
Dünya bir pazar yeri döndüm dolaştım Ademin halini gördüm gördüm de şaştım Zannettim yedi iklimi gezdim alemi dolaştım Aklım almadı bu işe olduğum aynı yerdeyim Bunca yıl sonra pergel gibi çıktığım aynı menzile ulaştım KK
Reklam
Reklam