Puan vermedi·204 syf.··
Beğendi
·
2026 16. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 07 Haziran 2026 13:14
Mutlaka okuyun...Bazı gercekleri kendiniz görün...İslam bizden ne istiyor, Kudüs bizim icin ne ifade ediyor...orda sadece yaşayanlar mı mücadele etmeli...toprak satma meseleleri... üç dinin Kudüs e bakışı...konu guzel bi sekilde ele alınmış ve dini kaynaklarla desteklenmiş...
İslam'a Göre Kutsal TopraklarEbu Ubeyde · Dua Yayıncılık · 202524 okunma
Adalet Ağaoğlu - Fikrimin İnce Gülü
Puan vermedi·312 syf.··
2026 11. kitabı
Ortalama bir Almancının yaşayıp hissettiklerini adeta birinci ağızdan aktarır. Bunlarda koyu bir aşağılık kompleksinin yanında kendilerini özel hissetme ihtiyacı olan, yaptıkları her şeyi gıpta ve tebrik edilmek için yapan türden insanlardır. Kahraman zaten tam bir şark kurnazıdır. Eser kahramanların iç sesleriyle kurulur. Kendileriyle en samimi halleriyle konuşurlar. Sinemaya da İlyas Salman'ın Sarı Mercedes filmiyle aktarılmış ama oradaki karakter doğal olarak kitaptaki kadar derinlemesine işlenmemiştir. Sıkıcı bir kitaptı, yazarın okuduğum ilk kitabı olduğu için inşallah diğerleri de bunun gibi değildir diye düşündüm ama okudukça daha kötü yazdığını bizzat tespit etmiş bulundum. Bayram askerliğini de şoför olarak yapmış bir gurbetçidir. Sivrihisar Ballıcalıdır. Bir insan gibi sevip özen gösterdiği, "Bal Kız" adını verdiği bal rengi mercedesiyle Almanya'dan Türkiye'ye gelmektedir. BMW fabrikasında çalışmaktadır. Girişte başka işçilerin memlekete girerken gümrükten elektronik eşya kaçırmalarından, bunu yapabilmek için ufak tefek rüşvetler vermelerinden bahsedilir. Bayram Almanya'da düşük ücretlerle çalışmaya başlamış, itiraz etmeden çalışarak işini değiştirmiş ve o zamanların yüksek ücret almak için çalışmanın mecbur olduğu araç montaj işine geçiş yapmış ve hep köyde kendisiyle beceriksiz, "İnce Gül" diye dalga geçenlere caka satmak için yeni bir araba için sıkı bir şekilde para biriktirmiştir. Memlekete girince bir yemek molası verir, buradan araca dönünce Mercedes'inin yıldızının çalındığını anlar. Ortalığı birbirine katar ancak bulamaz. Arabayı pek de iyi kullanmamaktadır, yolda ufak tefek kazalar atlatır. Kendisinden yurda bir televizyon sokmasını isteyen Veli isimli arkadaşı ve ailesinin kaza yaptığını görür ancak yardım etmek için durmaz. Sonrasında bu sefer de
Fikrimin İnce GülüAdalet Ağaoğlu · Everest Yayınları · 20212,532 okunma
Reklam
6/10
·55 syf.··
2026 23. kitabı
·
24 saatte okudu
·
Okunma: 28 Mayıs 2026 15:01
Kitap hem kısa oluşu hem de boşluklarla yazılması sebebiyle okuması çok kolaydı. Bu kısalığa rağmen içi dolu olan bir içeriğe sahipti. Ama daha önce bu tarz kitap okumuş olduğum için içeriğine çok yükselemedim. Bazı metinlerini çizerek okuduğum bir kitap oldu. Genel olarak iyiydi. En sevdiğim metni paylaşarak incelememi sonlandırmak istiyorum. Elleri üretmekten aciz olanları işlerinize katıp sıkıntı çekmeyin, zira onlar sizin emeğinize karşılık laf satma peşinde olacaktır.
ErmişHalil Cibran · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202385,3bin okunma
Dans etmek bir çığlığı susturmak mı? Spoiler
10/10
·104 syf.··
2026 2. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 14 Mayıs 2026 13:57
Kitap bir bebeğin nehire atılmasıyla başlıyor. Başta bebek salgına yakalandığı için annesinin onu attığını düşünmüştüm. Çünkü kitabı okumadan önce tek bildiğim şey bir dans vebasının kitaba konu olmasıydı. Fakat o dönemlerde fakirlikten kaynaklı aileler bebeklerini yiyormuş bu aile de bebeğini yemeye vicdanı el vermediği için nehire atıyor. Daha sonra Enneline yani anne bu durum üzerine içsel bir muhakeme sürecine giriyor. Eşinin onu teselli etme girişiminden sonra birden ritim tutturarak ayağa kalkıyor ve dans etmeye başlıyor. Bu şekilde sadece bir kadınla başlayan dans vebası giderek yaygınlaşmaya devam ediyor. Kendi içimde dans vebası sebebini üzüntü gibi psikolojik sebeplerden kaynaklı olduğunu düşünmüştüm. Çünkü biz kitabın başlangıcında annenin kendi çocuğunun canına kıymak gibi bir girişimde bulunduğunu görüp ardından kendini teselli edemedikten sonra acıyla dans etmeye başladığını görüyoruz ve giderek sebebi bilinmeyen ortak hiçbir paydası olmayan insanların birbirleriyle dans etmeye başladığını görüyoruz. Dans vebabasının henüz günümüzde bile nasıl başlayıp nasıl son bulduğu bilinmiyor kitapta da zaten önce bir grup doktor tarafından dans vebasının sebebi araştırılmaya başlanıyor. Sebebini kanın hızlı akmasından, sıcaklığından gibi biyolojik sebepler üzerine oturtmaya çalışıyorlar. Doktorlar henüz sebebini bulamamışken bölge sorumlusu, şehir yöneticisinin din adamlarından yardım aldığını görüyoruz. O dönemdeki din adamları da cennetten arsa satma dönemleri ile meşhur olan kilisede her şeyin şen şakrak geçtiği halkın fakirlikten gravür kağıdı yerken ruhban sınıfının alem yaptığı din adamları. Kitap içinde çok fazla Türklerden bahsediliyor dehşet bir Türk korkusu var 1500lü yıllar Osmanlı’nın da görece daha güçlü olduğu yıllar bu yüzden sürekli bir Türkler
1000Kitap
Dansa DavetJean Teule · Sel Yayıncılık · 202011,1bin okunma
Puan vermedi·392 syf.··
2026 36. kitabı
Genel olarak sevdim. ilk başlarda biraz uzatmış gibi geldi sanki 50 sayfa daha az yazılabilirdi. Kızımız Evangeline bir şirkette sekreter olarak çalışıyor. Kendisi patronunu şeytan olarak görüyor cehennemden gelen patron falan diyor onun için. Çünkü patronu sürekli ona gereksiz işler yaptırıyor yok işte git bana şuradan kahve al git şuradan bana bir tane zarf al bir tane posta pulu al saçma sapan işler. Yine bir gün saatini tamir ettirmeye gönderiyor orada bir kızla tanışıyor kızın ismi Lotti çok tatlı bir kız ve hemen arkadaş oluyorlar birbirlerine numaralarını veriyorlar. Meğer bu kız da çok zenginmiş kızın kocası çok zenginmiş ve tesadüf bu ya kocası bizim patronun arkadaşı çıkıyor. Hatta birisi baş nedimeoluyor diğeri de baş sağdıç oluyor. Evinin esas hedefi pazarlama alanında gelişmek ama bu zamana kadar maddi olarak kendini toparlamak için şirkette çalışmaya devam ediyor çok tatlı bir kız enerjik herkes tarafından da seviliyor genel olarak. Ve işlerini düzenli bir şekilde yapıyor. Oğlumuz Reid Hunt kendisi ilk görüşte sekreterine tutulmuş sırf gözünün önünde olmasını daha çok bağlanmayayım diye saçma sapan işler yaptırıyor kıza. Arkadaşlarıyla birlikte sıfırdan bir şirket kurmuş kendi emekleriyle bir yerlere gelebilmiş birisi. Tabii hayatında bazı pişmanlıkları da var. Fazla sert bir karakter kimseyle çok içini dışlı olmuyor. Huysuz gün ışığı trop söz konusu. Sonrası bol Spoiler içerecek. Şimdi bizim kız dediğimi olduğu için gelin bunu bayağı gezdiriyor işte birlikte Paris’e gidiyorlar bizim kız çok mutlu tabi zengin arkadaş onu gezdiriyor işte bir şeyler alıp veriyor falan diye. Sonra damatla tanıştıracağım seni sağdıç da gelecek diyor bir geliyor bakıyor sadıç bunun patronu tabi hemen pot kuruyor cehennemden gelen patron sen misin falan diyor gelin
HonorDeborah Bladon · by Deborah Bladon · 20241 okunma
9/10
·688 syf.··
2026 34. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 30 Mart 2026 12:37
Yıldız Gülmez, küçük yaşta babasını kaybetmesinin ardından annesi ikinci bir evlilik yapmış ve Yıldız için şiddet dolu günler başlamıştır. Küçüklüğünden beri çalışmış, okumuş ve bütün ev işlerini küçücük omuzlarına yüklemiştir. Ancak büyüdükçe üvey babasından gördüğü şiddette artmış üstelik tacizlerde başlamıştır. Şimdi ise on yedi yaşında lise son sınıf öğrencisi olmuştur. Ve üvey babası onu arkadaşı olan yaşlı bir adama satma planları yapmaktadır. Yıldız buna karşı çıkmıştığında ise yine şiddet görmüş ancak bu sefer sesleri karşı komşuları olan Nizamettin Bey gelmiş ve onu evlerine götürmüştür. Yıldız, yıllardır tanıdığı ailenin evinde ilk kez bir erkek görmüş ve onun ailenin oğlu olduğunu öğrenmiştir. Mazlum Doğan, yirmi beş yaşında matematik öğretmenidir. Şark görevini yerine getirdikten sonra ailesinin yanına dönmüş ve Yıldız'la karşı karşıya kalmıştır. Ve kim ne der diye düşünmeden Yıldız'ı o evden kurtarmaya karar vermiştir. Yıldız ve Mazlum anlaşmalı bir evliliğin ilk adımlarını atarken, hayat onlara daha güzel kapılar açtığı gibi, birçok zorluğu ve büyük sınavlarıda beraberinde getirecektir. Yazarın kalemini Onsra Serisi ile tanımıştım ama bu kitapla beraber çok daha farklı bir kalemle tanıştım diyebilirim.Olaylar hızlı ve akıcı bir şekilde başlasa da Mazlum ve Yıldız'ın aralarındaki buzların çözülmesi, mesafelerin azalması uzun sürdü.Yıldız insanlara özellikle de erkeklere olan inancını uzun zaman önce kaybetmiş olsa da Mazlum'un aslında çok farklı olduğunu zor yoldan anladı.Mazlum için ise Yıldız bir bilmece gibiydi.Yıldız'ı ne yaparsa daha az rahatsız ederim diye dört dönüyordu etrafında.Yıldız'ın tek hedefi okumak ve kendi ayakları üzerinde durmaktı ki bunun içinde en büyük desteği Mazlum verdi.Bazen beni sinirlendiren yollar seçmiş olsada aralarındaki
Yitirmeli Ne VarsaGökçen Koçan · Dokuz Yayınları · 202586 okunma
Reklam
Reklam