“Birisi barışı başlatmalı, tıpkı savaşı başlattığı gibi..”
“Tam pes etmek üzere olduğum bir gecede, kafamın içinde verdiğim savaşı zor da olsa kazandım. O gecenin sabahına ben çıktım ama içimdeki kimseyi sağ bırakmadım.”
Kadınlar iktidarı başlarından savdılar, çünkü irade, sorumluluk, iktidar çok çılgınca ve tehlikeli, günümüz­deyse önemsenmeye değmeyecek bir şeydir. Bunlar tan­rıların insanları yok etmek amacıyla gönderdikleri şeyler­dir. En eski mitolojik ve tarihsel çağlardan beri kitleler her zaman bir tür gizli ironi yöntemiyle kahramanların bilerek ve isteyerek kefaret ödeyen kurbanlar olmasına izin verip, onların ölümünü izlemenin tadını çıkarmıştır. Bugün de değişen bir şey yok ve siyaset denilen satranç tahtasın­da görülen tuhaf çöküşte bu bürlesk komediyi andıran bir şeyler var. Başka bir deyişle kitleler artık iktidarı iste­meyenleri iktidar olmaya ya da artık iktidardan geriye ne kaldıysa ona mahküm etmektedir.
İnsan sabahtan akşama kadar bir şey olmasını bekler ve hiçbir şey olmaz.Bekleyip durur insan.Hiçbir şey olmaz.İnsan bekler,bekler,bekler,şakakları zonklayana dek düşünür,düşünür,düşünür.Hiçbir şey olmaz.İnsan yalnız kalır.Yalnız,yalnız...
Sayfa 41·Kitabı okudu
O oyunu kaybettim. Birdenbire satranç tahtasındaki her hamlenin eski ve bir zamanlar başkası tarafından oynanmış olduğunu anladım. Belki bizim tarihimiz de bir zamanlar başkaları tarafından oynanmıştı ve bizim tek yaptığımız insanların hep yaptığı türden darbeler indirmek üzere taşları hareket ettirmekten ibarettir.
Sayfa 149 - İthaki Yayınevi·Kitabı okuyor