Antik kentler her zaman içinde kaybolmak istediğim, dolaşırken kendimi kaybettiğim yerler olmuştur. O dönem insanlarını düşünüp hayal edip yaşadıklarını, hissettiklerini anlamaya çalışarak yavaşça dolaşmışımdır. Beni sürükleyecek hayatın telaşesini unutturucak bir kitap okumak istiyordum. Ahmet Ümit’in birkaç kitabını nasıl hevesle elimden bırakmayarak okumuş olduğum aklıma geldi. Kayıp Tanrılar Ülkesinin önce ismi dikkatimi çekti ardından okuyan insanların yorumlarını, incelemelerini okudum. Kimi okuyucular yoğun bir mitoloji içerdiğini söylemiş olsa da bu kitabı tedarik etmeliyim dedim ve kitabım geldi öncelikle büyük bir iştahla okuduğumu dile getireyim ve Ahmet Ümit’e bolca teşekkür edeyim. Evet gelelim bu sürükleyici romanın içeriğine. Bir cinayet zincirini çözümleyen bu esnada aynı zamanda Pergamonu gezdiren bir roman. Evet uzun soluklu bir roman ancak meraktan insan elinden düşüremiyor acaba ne olacak ? Nasıl gelişecek durumlar ? Soruları sürekli olarak aklımda döndü. Kalemi çok akıcı, konusu oldukça yaratıcı yaz rotamı İzmir-Bergama’ya çeviren bir kitap oldu. Bu eseri okuduktan sonra oraya gitmek gerçekten sayılı edebi hatıralarımdan biri olacak. Ahmet ÜmitKayıp Tanrılar Ülkesi
Şeker portakalı,Güneşi uyandıralım ve Delifişek tek solukta okumuştum bu seriyi.
Zaman zaman hatırladığım bir kesiti yazmadan geçemeyeceğim
Biliyor musun, insanları öldürüyorum Portuga.
- Bunu nasıl yapıyorsun Zeze?
- Onları unutarak.
Şeker PortakalıJosé Mauro de Vasconcelos · Can Yayınları · 2025275,5bin okunma