Hakan AKAR

“bir yol tıkalıysa diğerinden gidersiniz, o da yoksa üçüncü yolu siz yaratırsınız. bu, bütün hayatınız için geçerlidir. ancak bir defa geçtiğiniz yoldan bir daha geri dönmeyeceksiniz. çünkü lüzumsuz geri dönüş başarısızlıktır, tekrara düşmektir, ufku kapatmaktır.”
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
“saatlerce tavana bakan kızın gözünden tek bir damla dahi çıkmamıştı. İçinde yanan devasa ateş, vücudundaki bütün su moleküllerini kurutmuştu. beyni öylesine büyük bir matem içindeydi ki yatağın bir ucunda saatlerce ayakta duran ve sessiz bir şekilde kendisini izleyen çocuğu fark etmemişti bile. dışarıdan bakıldığında tıpkı yatağın üzerine serilmiş, giyilmeyi bekleyen bir kıyafet gibi gözüküyordu. bu boş bedeni giyebilecek bir ruha ihtiyacı vardı.”
“tek derdi yuvasına yiyecek taşımak olan karınca, üzerine düşen su damlasının yarattığı şok nedeniyle yiyeceğini bırakıp başka bir yöne doğru kaçmıştı. normalde kendisinden kilometrelerce uzaklıkta olması gereken Pia adlı canlının ağzının kenarından düşen su damlası yüzünden, yirmi dakika boyunca büyük bir emekle taşıdığı yiyeceğini kaybetmişti. muhtemelen gelişmiş bir beyne sahip olsaydı, hayatın niye kendisine bu kadar acımasız davrandığını sorgulayıp bir kenarda oturacaktı. ama sahip olduğu sinir sistemi oldukça ilkel olduğu için kaybettiği yemeği çoktan unutup yeni bir yemek aramaya doğru yola çıkmıştı.”
“fikirleri kâğıda geçmeliydi. sonuçta nöronlarınızdaki fikirleri anında kâğıda geçmezseniz bu sizin için büyük bir tehlike sayılırdı. zira asla unutmam dediğiniz fikirler bile kafalarına estiği bir gün, bir anda sizi terk edebilirlerdi. o yüzden o fikirleri kâğıda yazarak, tutsak etmek gerekliydi.”
"ama bildiğim ve emin olduğum tek şey var. O da insan denen acımasız canlının doğadaki güzel olan her şeye nefreti. ben böylesine büyük bir vahşet görmedim biliyor musun? sırf güzel gözüktüğü için bir çiçeği çok rahat koparabilir insan. onu kopararak öldürmüş olma fikri o kadar uzaktır ki ona. umurunda bile değildir. doğanın en güzel yerlerine kendi gri taş bloklarını döşer. çünkü insan denen canlı sorumsuzdur. güzellikleri tek tek yok etmeye bayılır."